KONYA-KARAPINAR´DA EKİLİ ARAZİLERDE KORKUNÇ SESLER 8.12.2018 390 Kez Okundu

 KONYA-KARAPINAR´DA EKİLİ ARAZİLERDE KORKUNÇ SESLER
Tekin GÜLTEKİN
Tekin GÜLTEKİN


Konya´nın Karapınar ilçesinde mısır ekili tarlada, yaklaşık 70 metre çapında 50 metre derinliğinde obruk meydana geldi. Tarla sulayan kardeşler aniden bir ses duyduklarını, çıkan sesin adeta kulaklarını deldiğini söyledi. Sese doğru giden Cevdet Sayın´ın kardeşi dev çukurla karşılaşınca gözlerine inanamadı. "TARLANIN İÇERİSİNE GİREMİYORUZ"Korkunç bir ses duyduklarını ifade eden Sayın, şunları kaydetti: 


"Kardeşim ile tarlada sulama yaptığımız sırada obruk oluştu. Obruk oluşumu sırasında çıkan sesler adeta kulaklarımızı deldi. Sanki gök gürültüsü gibiydi. Kardeşim, ne olduğunu anlamak için tarla içinde bir süre gittikten sonra dev bir çukurla karşılaşmış ve büyük korkuyla yanımıza geldi. Sonra obruğun yanına gittik. Gözlerimize inanamadık. Tarlanın ortasında dev bir çukur olmuştu. Damlama sulama boruları çukurun içerisindeydi. Korku ile oradan uzaklaştık. Bölgede halen obruk oluşumu devam ediyordu. Obruk yeni oluştuğu için, kendi içinde küçük çaplı çökmeler devam ediyordu. Korktuğumuz için tarlanın içerisine giremiyoruz. Durumu Belediye ekiplerine haber verdik. Kasım ayında hasat yapılacak. O zaman ne yapacağız bilemiyoruz."


KORKUNÇ SESLERE VE ÇÖKMELERE GAZETECİLER DE ŞAHİT OLDU

Öte yandan obruğu görüntülemeye giden basın mensupları da mısır tarlasında aynı obruk içindeki devam eden çökmelere şahit oldu. Yeni obruğa 20 metre kala güçlü bir ses duyan gazeteciler, toprak çökmesinin çıkardığı ses karşısında tarladan uzaklaştı. 

Gazeteciler, "Sayısız obruk haberi yaptık ve obruk gördük ancak ilk defa böyle bir durumla karşılaştık. Çökme sırasındaki ses ve toz bulutu karşısında çok korktuk. Eğer obruk biz oraya ulaştığımızda meydana gelseydi çukurun içerisinde kalacaktık. Verilmiş sadakamız varmış." ifadesini kullandı. http://www.hurriyet.com.tr/ 15.7.2018


AKP DÖNEMİNDE KORKUNÇ YOLSUZLUKLAR

AKP döneminde 30 milyon vergi mükellefinin hakları çiğnenmiş ve enerji ihalelerinden toplu konut ihalelerine, belediye ihalelerinden belediye imar düzenlemelerine, doğal gaz alımlarından akaryakıt kaçakçılığına, ilaç alımlarından gümrük işlemlerine, hastanelerin tedavi faturalarından eczanelerin reçete düzenlemelerine, yeşil karttan yoksullara yapılan sosyal yardım uygulamalarına, üniversite sınavlarından kamu personel sınavına kadar usulsüzlük ve yolsuzluk iddialarının girmediği alan, uygulama, işlem, konu, kurum kalmamıştır. 


2005 yılından itibaren, aradan 13 yıl geçmiş olmasına rağmen, AKP Kamu gücünü özel çıkarlar için kötüye kullanmış ve yolsuzluk kamu gücünü elinde tutan politikacılar ile kamu görevlileri arasında hızla yaygınlaştırılmıştır. 30 milyon vergi mükellefi adına kamu idarelerine ait dış denetim raporları hazırlanıp Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmamıştır. Sayıştay tarafından hazırlanması gereken dış denetim raporlarının sunulmaması nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetim görevini gerektiği şekilde yapamadığı ortadadır. 


Bütçe hakkı Parlamentoya 30 milyon vergi mükellefi adına gelir toplama ve bu gelirleri belirli alanlara ve amaçlara tahsis etme yetkisini vermektedir. Bu hakkın kullanılması, kamu malî yönetim sisteminin belirlenen usullere uygun şekilde denetlenmesi sorumluluğunu da beraberinde getirmiştir.


DENETİMDEN KAÇINMA, DENETİM BULGULARININ, SONUÇLARININ ÖRTBAS EDİLMEYE ÇALIŞILMASI VEYA DEĞİŞTİRMEYE ZORLANMASI gibi durumlarla SIK SIK KARŞILAŞILMIŞTIR. 


AKP Hükûmeti halk düşmanı, insanlık düşmanı, İslamiyet düşmanı bir siyasi zihniyete sahiptir. Kendileri ve yandaşlarının her türlü usulsüzlük ve yolsuzları meşru gören, muhalif belediyeleri ve vatandaşları ortada bir suç olmaksızın cezalandırmak isteyen, kendi partililerine ve mensuplarına ise fırsatçı ve ayrımcı tutum içinde olan bir iktidar anlayışı bulunmaktadır; ve “DAHA ÇOK DEMOKRASİ” SÖYLEMLERİ SADECE SLOGAN MAHİYETİNDEDİR ve SAHTEDİR.


Konya’nın Karapınar ilçesinde Belediye tarafından bir firmaya yaptırılan su arıtma tesisi bakım onarım işi ihalesiyle ilgili olarak bir Belediye Meclisi üyesi tarafından, görevi kötüye kullanmak, yürürlükteki yasalara uymayarak devleti zarara uğratmak iddialarıyla Karapınar Belediye Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Karapınar Cumhuriyet Savcılığının 7 Eylül 2009 tarihli talebi üzerine, İçişleri Bakanlığınca yapılan inceleme sonucu, İçişleri Bakanı tarafından verilen 12 Mart 2010 tarihli onayda söz konusu ihalenin Kamu İhale Kanunu´nun 22/c maddesine göre doğrudan temin usulüyle yapıldığı belirtilerek “söz konusu arıtma tesisi bakım onarım ihalesinin dokuz ayrı bölüm hâlinde yapılması ihale tekniği ve ihale mevzuatına aykırı ise de, bilgi eksikliği ve tecrübe yetersizliği nedeniyle böyle bir yola başvurulduğundan, 4483 sayılı Kanun hükümleri gereğince adı geçen hakkında işlem yapılmasına gerek olmadığı” gerekçesiyle Belediye Başkanı hakkındaki iddiaları işleme koymamıştır.

 

Bilgi eksikliği ve tecrübe yetersizliği, usulsüz ihale yapmanın, kanuna aykırı ihale yapmanın, 30 Milyon Vergi Mükellefi Çalışanı zarara uğratmanın hukuki gerekçesi olabilir mi? Kaldı ki Karapınar Belediyesi 1882 yılında kurulmuştur, 136 yıllık belediye. Ama Sahtekar AKP´li İçişleri Bakanına göre bilgi eksikliği ve tecrübe yetersizliği var.

 

Kaynak : file:///C:/Users/user/Downloads/slidex.tips_trkye-byk-mllet-mecls-tutanak-dergs-7-nci-birleim-14-ekim-2010-perembe.pdf

https://slidex.tips/download/trkye-byk-mllet-mecls-tutanak-dergs-7-nci-birleim-14-ekim-2010-perembe

 

Sizde Görüşlerinizi Bildirin

Yorumlar

Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı !