6.8´lik Elazığ Depreminin Düşündürdükleri 28.1.2020 2872 Kez Okundu

6.8´lik Elazığ Depreminin Düşündürdükleri
Tekin GÜLTEKİN
Tekin GÜLTEKİN

 

 

 

Düşük Kalite Betonla Bina Yapımının Riskleri
İnşaat Mühendisleri Odası (İMO)
Denizli Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hayri Ün
 
(a)   TOKİ’nin yaptığı binalarda en düşük sınıf olan C20’yi türü beton kullanılması sakıncalıdır, bu kalitedeki binalarda 10-15 yıl sonra betonda bozulma veya demirde paslanma olacaktır
(b)   İnşaatlarda kullanılan betonun, içindeki demiri paslanmaya karşı koruyucu ortam oluşturmaktadır.
(c)   Demirin beton tarafından tamamen sarılmasına “paspayı” denilmektedir,
(d)   Bir binada paspayının yeterli düzeyde sağlanması durumunda betonun, demirin paslanmasına engel olmaktadır.
(e)   Beton ve demirin beraber çalışması gereklidir böylece binaya gelen yükleri ve özellikle deprem yüklerini güvenli bir şekilde taşıyabileceklerdir,
(f)    “Bununla birlikte bilimsel olarak karbonatlaşma olarak ifade edilen etkiyle beton, havadaki karbondioksitle reaksiyona girerek koruma özelliğini yüzeyinden itibaren kaybetmektedir.
(g)   Koruma özelliğinin kaybedilmesi demire ulaştığında ise nemin de varlığında demir paslanmaya başlamakta, hatta bazı durumlarda paslanmanın ardından demirin sadece izi kalmaktadır. Böyle bir binada demir ve betonun birlikte çalışması ve gelecek deprem yüklerini güvenli bir şekilde taşıyabilmesi mümkün değildir. Böyle bir bina, depremde yıkılmaya mahkumdur.
(h)   Servis ömrü boyunca korumanın devam edebilmesi için TS EN 206-1, orta derecede veya yüksek rutubetli havaya sahip binaların iç kısımlarındaki betonlar ve yağmurdan korunmuş, açıkta bulunan betonlar için en düşük C30 sınıfı beton kullanılması gereklidir”.

TOKİ’nin yaptığı konut binalarında hala C20 projelendirmesinin devam ettiğini belirten Ün,
(i)     TOKİ’nin Denizli’de yaptığı Aktepe, Hacı Eyüplü ile Akvadi projesinde devam eden konut inşaatlarında proje beton sınıfı C20’dir.
(j)    Karahayıt Beldesi’nde dönüşüm kapsamında TOKİ proje kapsamında 258 konut, beş küçük ve beş büyük pansiyon, ayrıca 24 derslikli ilköğretim okulu inşa edilecektir. Bu konutlarda da proje beton sınıfı C20’dir.
Yapının termal bir bölgede inşa ediliyor olmasından ve sülfat bulunma riskinden dolayı inceleme yapılmalı, gerekliyse daha yüksek beton sınıfı kullanılmalı ve gerekli diğer önlemler alınmalıdır” diye konuştu.
 
Beton Basınç Dayanım Sınıfı
Yapı Maliyeti İlişkisi
İnş. Yük.Müh. Yasin Aydın
(a)    C30 ve üzeri beton dayanım sınıfı 1996 yılında neredeyse hiç kullanılmazken,
(b)    C30 ve üzeri beton dayanım sınıfı 2013 yılına gelindiğinde % 42.5 gibi önemli bir orana ulaşılmıştır.
(c)    C20 ve altı beton dayanım sınıfları ise %13 kullanım oranına gerilemiştir.
 
Beton kalitesi ve özellikle üretilen/kullanılan betonun dürabilite ve dayanıklılığı açısından kalitesi ayrı bir konudur.
 
“Deprem Yönetmeliği 3.2.5.1 – Deprem bölgelerinde yapılacak tüm betonarme binalarda C20’den daha düşük dayanımlı beton kullanılamaz.” ifadesinin en az C30 olarak değiştirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak, bu konuda hiçbir değişikliğe gidilmemiştir. 
Aşağıdaki interaktif tabloda bir projedeki beton basınç dayanımının arttırılması sonucunda maliyet değişimini analizi yapılmıştır
(a)    2000 mtoplam alana sahip bir inşaatın yapımında C20/25, C30/37 ve C35/45 dayanım sınıflarında beton kullanıldığında maliyet değişimi incelenmiştir.
(b)    2000 mtoplam alana sahip bir inşaatın yapımında C20/25, C30/37 ve C35/45 dayanım sınıflarında beton kullanıldığında  demir ve hazır beton fiyatlarındaki değişime göre bölgesel ve dönemsel olarak farklı çıkmaktadır.
(c)    Hazır beton maliyeti yapının tüm maliyeti içinde % 5-10 gibi bir orana sahiptir.
(d)    C20/25 ya da C25/30 dayanım sınıfı yerine C30/37 veya daha üstü dayanım sınıfında beton kullanımı beton maliyetinde %10-15 artış getirse de toplam yapı maliyetinde bu oran en fazla % 1-1.5 olacaktır
(e)    Depreme ve çevresel etkilere dayanıklı yapılar için standartlara uygun demir ve hazır beton kullanılmalıdır.
(f)     Hazır beton dayanıklılığı(dürabilite) su/çimento oranı ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle uygun su/çimento oranına sahip beton kullanılmalıdır. Piyasada üretilen C20/25 sınıfı betonun su/çimento oranı 0.70’in üzerinde olup çevresel etkilere karşı zayıftır. Proje aşamasında beton basınç dayanımı bir parametre olarak kullanılır, ancak niteliksel özelliği göz ardı edilebilir. Hesaplamada deprem yüküne karşı C20 sınıfı yeterli olabilir, ancak geçirgenliği yüksek olan bu beton başta klor etkisi ve karbonatlaşma sonucu donatı korozyonuna imkan verebilir. Zayıflayan betonarme elemanlar deprem yüküne karşı tasarlanan direnci gösteremez.
(g)    Beton dayanım sınıfının artması ile kesit alanlarında küçültme yapılabilir ve bina yükü hafifler. Dolayısıyla yatay deprem kuvvetleri azalır.
(h)    Yapı maliyetinde hazır betonun etkisi % 5-10 arasında değişir. C20 yerine C30 ya da C35 dayanım sınıfı kullanımı ile gelecek ilave maliyet ise % 1-1.5 arasında olacaktır. Bu ilave maliyet kesit küçülmesi, kalıp alanının azalması ya da donatı oranının azalması ile düşmektedir.
(i)     Çalışmada görüleceği gibi C20 sınıfı yerine C30 kullanımında 2000 m2 alanı olan inşaat için yaklaşık 4000 TL ilave maliyet oluşmaktadır. Bu ilave maliyet beton ve demir fiyatına göre bir miktar artabilir ya da azalabilir. Yine de toplam maliyete oranla ihmal edilebilir düzeyde kalmaktadır.
 
 Deprem Derzleri ya da Dilatasyonlar
 
Binalar, yapıldıkları malzemelerin cinsine göre, sıcaklıklardan etkilenirler. Sıcaklık arttığı zaman genleşme, sıcaklık azaldığı zaman büzülme olacaktır. Bu hareket çok büyük miktarlarda olmamasına rağmen, yapılarda istenmeyen bir durumdur.
Dilatasyon derzleri yapılarda;
1.       Depremde yapıların çarpışmasını önlemek (Deprem Derzi),
2.       Yapıda ısı ve rötre etkilerini azaltmak (Genleşme Derzi);
3.       Yapı temelindeki farklı oturmaların üst yapıya etkisini azaltmak;
4.       Isı, ses ve titreşimi yapının belli bölümlerinde tutmak, gibi nedenlerle kullanılmaktadır.
1-Depremde yapıların çarpışmasını önlemek (Çekiçleme Etkisine Karşı Deprem Derzi); Deprem etkisi altında yapıda meydana gelen ötelenmeler imar durumundan kaynaklanan bitişik nizam gibi yapılaşma durumlarında kütlelerin çarpışmasına neden olabilir. Özellikle birbirine yakın binaların kat hizalarında farklılık olduğunda, kolonlara çarpabilecek tabliyeler sistemlerin göçmesine neden olabilmektedir. 
 
2-Yapıda ısı ve rötre etkilerini azaltmak (Genleşme Derzi); Isının etkili olduğu yapı elemanlarında ısıdan dolayı bir boy değişimi ve bunun sonucunda şekil değiştirmeler olmaktadır. Bu boy değişimi elemanın boyuna bağlı olduğu için elemanların boyları ne kadar kısa olursa boy değişimi o denli az olur. Yapının belli kısımlarının yüksek ısıya maruz kalması durumunda buradaki elemanların boy değişimi diğer elemanlara etki etmemesi için dilatasyon derzi ile ayrılmalıdır. Bu durumun dezavantajları da olabilir. Ayrıca yapıda bulunan perdelerin yapının dış kenarlarında olması halinde ısıdan dolayı genleşemeyeceği için yapı elemanlarında büyük iç gerilmeler oluşabilir.
 
3-Yapı temelindeki farklı oturmaların üst yapıya etkisini azaltmak; Yapı temel sisteminin ve yapı yükünün simetrik ve zeminin davranışının homojen olmadığı durumlarda farklı oturmalar olabileceği için yapıların tamamının bu farklı oturmalardan etkilenmemesi için dilatasyon derzi yapılmalıdır.
 
4-Isı, ses ve titreşimi yapının belli bölümlerinde tutmak; Yapının bölümleri arasındaki farklı etkileri kendi hacimleri içinde tutmak esastır. Aksi halde, yapının kullanım ve konfor özelliği ortadan kalkmaktadır. Bunun için hacimler arasındaki her türlü tecridi yapmak ısı, ses ve titreşimi ortadan kaldıracaktır.
 
1- Oturma Ve Genişleme Derzleri - Dilatasyon derzleri, binanın temelinden çatıya kadar uzanır. Genellikle her 10 mt için 1 cm olarak uygulanması kabul görülmüştür. 10 m’de bir dilatasyon derzi bırakmak estetik açısından olumlu karşılanmadığı için her 30mt’de bir 3 cm’lik derzler bırakılır (her 10 mt için 1 cm)
3 cm eninde her 30mt de düşey aralıkları bulunan bir yapı düşünün. 3 cm aralık sayesinde bu yapı birbirinden bağımsız 2 yapı gibi hareket edecektir. Herhangi birindeki hareketlilik diğerine etki etmeyeceğinden zarar sadece bir yapıda görülür, böylelikle diğer yapı hasardan kurtulmuş olur. Önce binanın bir yanı sonra diğer yanı birbirinden bağımsız olarak inşa edilir. Derzlerin yanlarına her blok için temel, kolon ve duvar yapılır. Derz aralıkları binaları birbirlerine bağlayacak şekilde doldurulmaz. Yalnız temelden geçmesi muhtemel su ve nem gibi yapıya zarar verecek etkiler için derz araları temelden itibaren bitümlü levha, keçe, fosfor, strafor vb. gibi yalıtım malzemeleri ile izole edilmelidir.
2- Deprem derzleri: Farklı zemin oturmaları ve ısı değişiklikleri gibi etkenlerin dışında bina blokları yada mevcut eski binalarla yeni yapılacak binalar arasında, yalnızca deprem etkisi için bırakılacak derzlerdir. Deprem derzleri ile ilgili ayrıntılı mesafe şartları Deprem Yönetmeliği 2.10.3 numaralı başlık altında açıklanmıştır. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliğine (DBYBHY 2007 2.10.3.2) göre “Bırakılacak minimum derz boşluğu, 6 m yüksekliğe kadar en az 30 mm (3 cm) olacak ve bu değere 6 m’den sonraki her 3 m’lik yükseklik için en az 10 mm (1 cm) eklenecektir.” Ancak bu derz boşluğu gerekli durumlarda deprem yönetmeliğinde belirtilen esaslara göre hesaplanarak bulunmalıdır. Deprem derzlerinin uygulama esasları oturma ve genleşme derzlerindeki gibidir.
 
3- Titreşim derzleri: Fabrika vb yerlerde döşeme üzerine oturtulan iş makineleri, çalışırken titreşim yapar. Bu titreşim rahatsız edici gürültüye neden olduğu gibi binaya da zarar verebilir. Bu nedenle makinenin altına, döşemeyle arasına 3-5 cm ye kadar boşluk bırakılarak betonarme bir temel yapılır. Arada bırakılan bu boşluğa titreşim derzi denir ve içerisi su ve neme karşı bir yalıtım gereciyle doldurulur. Ayrıca çift temel uygulaması yapılarak, üstteki temelin çevresi lastik vb ile kaplanıp sese ve titreşime karşı daha etkili bir önlemde alınabilir.
 
4- Hareket derzleri: Betonarme ya da çelikten yapılan uzun köprülerde, belirli aralıklarla hareket derzleri bırakılır. Böylece köprü üzerindeki hareketlerin, köprünün tamamını etkilememesi ve köprü ayaklarının fazla zorlanmaması sağlanmış olur. Derzlerin kenarlarının kırılmaması için, derz yanlarına çelik köşebentler konur. Şayet derz görüntü açısından sakıncalı oluyorsa; derzin üzeri metal plakayla kapatılır.
Dilatasyon Derzi yapımı ve kapatma şekline bir örnek
(Kaynak: Volkan ATABEY 
https://volkanatabey.com.tr/dilatasyon-derzleri-yapim-sekilleri)
 
Dilatasyon derzleri hiçbir zaman odaların aralarından geçmemelidir. Derzlerin en uygun geçeceği yerler koridorlar ve odaları birbirinden ayıran duvarlardır.
Dilatasyon derzleri temel ve çatıdan suyun girmemesi için çeşitli yöntemlerle kapatılır;
§ Temelde dilatasyon derzleri
§ Duvarda dilatasyon derzleri
§ Döşeme ve Tavanda dilatasyon derzleri
§ Çatı ve Terasta dilatasyon derzleri
Temelde Dilatasyon Derzleri - Temelde bırakılan derz, bloklar arasındaki boşluktan yukarı nem (rutubet) ve suyun çıkmasını engellemektedir. Nem ve su yapı elemanları için tehlike oluşturur. Suyun donma gücüne karşı koyabilecek hiçbir madde yoktur. Don olayı taşıyıcı elemanları patlatır ve dayanımlarda oldukça hatırı sayılabilen azalmalara yol açar. Taşıyıcı elemanın haricinde de sıvalarda dökümle ve patlamalar olur. Buda binanın ömrü için tehlike arz eder. Bu sorunları engellemek için temel aşamasında derz olan yere boydan boya elastik maddeler kaplanmalıdır. Bu maddelerin ileride yırtılmaması için kıvrımlı konmasında fayda vardır.
 
Duvarda Dilatasyon Derzleri - Bina dışından görüntünün kötü olmaması için derzler birkaç şekilde kapatılabilir. Bunların en doğal görünümlü olanı düşey yağmur borularıdır. Yağmur boruları derzin üzerinden geçirildiğinde dışarıdan derz olduğu ilk bakışta fark edilmez. Ayrıca başka bir malzeme ile kapatılması da gerekmez. Yağmur borusu kullanılmadığı durumlarda paslanmaz metal plaklar (galvanizli saç, alüminyum, bakır vs..) kullanılır. Bu metal profiller çeşitli şekillerde yapılabilir. Ucuz olması bakımından son zamanlarda plastikten yapılmış profillerde kullanılmaktadır.
 
Döşeme Ve Tavanda Dilatasyon Derzleri - İki döşeme arasında, koridor, merdiven sahanlığı gibi yerlerde görülen derzlerdir. Bu derzler duvardakinin aksine düşey olmayıp yatay görülen derzlerdir. Döşeme üzerinde bulunan derzler üzerinde yürütüleceği için, döşeme ile aynı seviyede olmasına, geçerken insanların ayaklarına takılmamasına dikkat edilmelidir. Derz kaplamaları, milimetrik hassasiyette döşeme son kaplamasıyla aynı yükseklikte olmalıdır. Düşük veya yüksek olması insanlar için tehlike yaratabilir. Bu derzler, ahşap, alüminyum, pirinç, bakır gibi maddelerden yapılmış profillerle kapatılır.
 
ÇATI VE TERASTA DİLATASYON DERZLERİ - Çatıların ahşaptan yapılıp üzerine kiremitlerle örtülecekse, böyle çatılar için dilatasyon derzine gerek yoktur. Bu durumlarda sadece çatı altındaki döşemelerde dilatasyon derzi yapılabilir.
Oturumların fazla olacağı kabul edilen yapılarda, ayrıca örtü levhalarının büyük olması durumlarında derzlerin geldiği yerde çatı içinde derz yapılmalıdır. Derzlerin kenetli yapılmasına ve ayrıca yağmurdan etkilenmeyecek, paslanmayacak metal levhalarla kaplanması sağlanmalıdır. Terastaki dilatasyon derzi, içerisine yağmur ve kar’ın girmeyeceği şekilde kapatılmalıdır. Derzin iki yanında yaklaşık 30 cm yüksekliğinde yarım tuğla kalınlığındaki iki duvar örülür. Duvarlar üzerine beton harpuşta dökülür. Harpuştaların üzeri dışa doğru meyilli yapılır. Bunun üzerine önce lama demiri ve onun üzerine kenetli olarak çinko levhalar konarak derz kapatılır.
 
İNŞAATLARDA DEMİR METRAJI
q-Metraj, genel anlamda ölçerek malzeme miktarını belirlemek anlamına gelmektedir.
q-İnşaat sektöründe ise metraj, yapıyı meydana getiren bütün elemanların teker teker ölçülerek, uzunlukların metre ( m ), alanların metrekare (m2), hacimlerin (m3 ), ağırlıkları ( kg ) veya ton ( t ) ve sayılabilenlerin ( ad ) cinsinden hesaplanma işlemine metraj denir.
q-Bir yapının maliyetinin bulunması için; metraj, fiyat analizi keşif denilen işlemler sırasıyla yapılır. Metrajın hatalı yapılması yapı maliyetinin hatalı yapılmasına sebep olur.
Metraj Hesaplarında Kullanılan Cetveller Metraj hesaplarında kullanılan cetveller değişik kaynaklarda ufak farklılıklar gösterse de şablon hepsinde hemen hemen aynıdır. Metraj hesapları yapılırken ve yapılan hesapları kontrol ederken kolaylık sağlaması sebebiyle bazı cetveller kullanılır. Bunlar; Yapı metraj cetveli, Demir metraj cetveli Metraj özeti cetvelidir.
Metraj Hesaplarında Kullanılan Cetveller Yapı metraj cetveli: İnşaatta yapılan bütün imalatlar metraj cetveline yazılarak malzeme miktarları teker teker hesaplanır. Demir metraj cetveli: Betonarme elemanlar içerisine konulan donatı beton çeliği olarak tanımlanmakta ise de, uygulamada, inşaat demiri veya betonarme demiri olarak da adlandırılmaktadır. Betonarme demirleri ince ve kalın olmak üzere ikiye ayrılır. İnce demirlerin çapları 8 ~ 12 mm, kalın demirlerin çapları ise 14 ~ 26 mm arasındadır.
 
Metraj Konusunda Daha Detaylı Bilgiler için Bakınız :İnşaat Mühendisi Bilal Bilgi -https://www.insaatbolumu.com/insaat-bolumu-dersleri/metraj-ve-kesif-isleri/demir-metraji/
 
BİTİŞİK NİZAMDA BİNALAR ARASI DEPLASMAN PAYI BIRAKILMASI
Bitişik nizam terimi İmar Yönetmeliği’nin 18. Maddesinde tanımlanmıştır. Bitişik nizam 2019 bu yönetmeliğe göre; bir ya da birden çok komşu parsellerde bitişik olan yapı olarak tanımlanır. Bitişik Nizamda Binalar arasında Binaların herhangibir yer sarsıntısı/deprem esnasında deplasman payı kadar boşluk bırakılıp, bu boşluğa strafor gibi esnek malzeme ile doldurulmalıdır; böylece deprem esnasında iki binanın birbirine çarpması önlenmiş olur. Ayrıca Bitişik Nizamda Kat seviyeleri farklıysa depremde bir binanın yan cephesindeki kirişler bitişik binanın kolonlarına normalden daha fazla şiddet uygular, vurur ve kırar.
 
 
PERDE DUVARLAR
Bu duvarlar depreme yönelik olarak büyük bir dayanım sağlasalar da yapıyı ağırlaştırmaları nedeniyle yapının normalden daha büyük bir deprem kuvvetine maruz kalmasına neden olurlar. Ancak ülkemizde kullanılmamalarının başlıca sebebi masraflı olmalarıdır. (https://eksisozluk.com/perde-duvar--209384)
Şili konumu itibariyle tektonik hareketin yoğunlukla hissedildiği bir coğrafya ’da yer almaktadır ve Bugüne kadarki depremlerde yapısal hasarlar taşıyıcı sistemi betonarme perde duvarlardan oluşan yüksek binalarda görülmüştür.
 
 
Kaynaklar:
(1)     Ramazan ÇETİN / DENİZLİ, (DHA) 02.08.2012 [İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Denizli Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hayri Ün]http://www.hurriyet.com.tr/ege/toki-dusuk-kalite-betonla-bina-yapmasin-21122230
(2.a)    Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik, 2007
(2.b)   Tezcan, S.S., (2004), “Zorunlu C30 Uygulamasının Sağlayacağı Yararlar, CV-332”, Hazır Beton Dergisi, Yıl: 11, Sayı: Eylül-Ekim, 2004, s.72-73, İstanbul
(2.c)    2013 – 2014 Yılı Hazır Beton Sektörü İstatistikleri, THBB, 2014
(2.d)   Yapı Yaklaşık Maliyeti Hesabı,                http://istanbul.imo.org.tr/resimler/dosya_ekler/e4e313a1f589c72_ek.pdf

        (5) Ahmet ŞENER İnş.Müh - http://www.imo.org.tr/resimler/dosya_ekler/dcdca973649730a_ek.pdf?tipi=79&turu=X&sube=7

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sizde Görüşlerinizi Bildirin

Yorumlar

Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı !