Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar

 

HİTİT KENTİ “HANHANA”


Terme ve İnandık Tepe höyüklerinin bulunduğu ve Hitit dönemine ait kutsal şehrin adı “Hanhana” dır.
 
‘´Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü´´ ve ´´Ankara Turizmi, Eski Eserleri ve Müzeleri Sevenleri’’ adına, Tahsin Özgüç başkanlığındaki heyet tarafından 1966 ve 1967 yıllarında yapılmış olan İnandıktepe ve Terme Höyük kazıları, eski Ön Asya tarihinin aydınlanmasında özellikle Kalecik-Çankırı çevresi hakkında beklenmedik bilgileri bize aktarır. 
Haritada İnandık Tepe, doğusundaki Alacahöyük ile aynı hizadadır. Boğazköy´ün 115 Km. batısındadır. Delice Nehri-Kızılırmak vadileri, birinden ötekine Boğazköy´den İnandık Tepe’ye ulaşımı kolaylaştırmıştır. Eski bir kilisenin yeri olmasından dolayı buraya ´´Aia Vasil´´ de denmektedir. İnandık Tepe ile çağdaş dönemde iskân edilen ´´Terme Höyük´´de yaşamış insanlar, büyük mabetlerini vadideki şehrin yola hâkim, tesirli ve gösterişli bir yere ´´İnandık Tepe´´ye inşa etmişlerdir.
 
Terme Höyük ve Eski Hitit dönemine ait mabedin bulunduğu İnandık Tepe kazılarında bulunan  kabartmalı ve resimli vazolar, pişmiş toprak boğa heykelleri ve seramik buluntuları ile gaga ağızlı, yuvarlak ağızlı, yonca ağızlı, boğa başlı, şişe biçimli testiler, mataralar, sepet kulplu çaydanlıklar, kantaroslar, çift gövdeli tek boyunlu kaplar, vazolar, maşrapalar, tencereler, pişmiş toprak sunaklar / buhurdanlıklar ve meyvelikler, çift kulplu iri vazolar, çift kulplu çömlekler, küpler ve kabartma ve boya ile nakışlı 4 kulplu büyük vazolar, tunç, taş ve kemik eserler, damga mühürler, tunç iğneler, bıçaklar, ok ucu kargı ucu, kemik kaplama levhası, üçayaklı taş kap, pişmiş topraktan dişli kaide Hitit sanatına önemli katkıda sağlamış eserlerdir.

İnandık Tepe, Hitit Çağı´nda Hanhana ile özdeşleştirilmiştir. Hanhana önemli bir kült (kutsal) şehridir.  Muhadelere (anlaşmalara) göre Hitit Kralının Kült (Kutsal) gezilerinde, Fırtına Tanrısının bulunduğu Hanhana, orta Hitit Çağının en büyük şehrinden biridir. Diğer şehirler; Hattusa, Sapinuwa, Tapika, Sarisa, Nesa, Anzilya, Karkamis, Alalah olmak üzere toplam dokuz tanedir. Sedat Alp´e göre Hanhana şehrinin yöneticisi olan Tutulla´nın ve görev yaptığı şehir İnandık Tepe´ dir. Yani İnandık Tepe Hanhana´ dır. 
 
Hanhana eski Hitit çağında önemli bir idare merkezi ve Bağış belgelerinin yazıldığı yerdir. Kuzeyde Çankırı, güneyde Kalecik kaleleri daha geç çağlarda çok önemli birer strateji merkezi olmuşlar ve hem eski Ankara - Çankırı - Kastamonu yolunu, hem de bereketli Terme ve Acıçay vadisini ve bu bölgede Kızılırmak´ın sol/batı yakasını kontrolleri altında tutmuşlardır. Ancak İnandık Tepe ve Terme Höyük İmparatorluk çağında terk edilmişlerdir.  

Sedat Alp 1977 – 164 sayılı Türk Tarih Kurumu Belleten’inde Hitit Kenti HANHANA’NIN yeri konusunda  şunları ifade etmiştir:


Hanhana´nın önemli bir Kilit şehri olduğu aynı adı taşıyan ve Telipinu çevresine ait olan Tanrıça HannaHanna´dan başka H. Otten tarafından Reallexikon der Assyriologie IV s.104’de bir araya getirilen bilgilerden anlaşılmaktadır: 

Muahedelere göre Hanhana kentinin Telipinu´su devletin en önemli tanrıları arasındaydı. Hanhana aynı zamanda bir Fırtına Tanrısının kült şehriydi. Çivi yazılı belgelerde Hanhana´nın tanrıları ve rahipleri anılmaktadır. Hanhana, Hitit Kralının kült gezilerinde onun tarafından ziyaret edilen kentler arasındaydı. Hanhana´nın beyi tarafından tanrıların kültü için verilen kurban maddeleri hakkında da bilgi sahibi bulunmaktayız.

Bu kentte bazı arazi bağış belgeleri düzenlenmiş olduğundan K. Rienischneider´e göre Orta Hitit Devleti Çağında Hanhana’da Kralın bir ikametgahı ya da en azından bir bürosu bulunmaktaydı. 
 
 

Hanhana´nın Kaska’lılar tarafından tehdit edilen bir bölgede bulunduğu bilinmektedir. Eski Hitit çağı krallarından Hantili zamanından başlayarak İmparatorluk Çağında III. Hattuşili´ye kadar Kaşka´lıların hakimiyeti altında kalan önemli kült şehri Nerik  ile bir kısmı Kaşka´Iıların işgali altında tutulmuş olan Hanharua dağı ile aynı bölgede olduğu bilinmektedir. Hanhana kenti ile Hattena kenti birbirlerine yakındılar. Her iki kent te prens Hattuşili´nin (daha sonraki III. Hattuşili) küçük kral olarak yönettiği bölgede bulunuyordu. Hanhana kenti Kaşka´lılarla savaşlarda bir hareket üssü olarak kullanılıyordu.


E. von Schuler, Hanhana’ın Nerik ile yakınlığı dolaysıyla antik Phazimonitis´te, yani Merzifon - Amasya çizgisinin kuzeyinde, aranması gerektiğini düşünmüştür. Hanhana konusunu işleyen ve yerini araştıran yazarların çoğu İnandık tabletindeki önemli bir metin yerinden bilgi sahibi değildiler. Hitit çivi yazısı ile ve Akkadça yazılan bu bağış belgesini örnek bir biçimde yayınlamış ve işlemiş olan Kemal Balkan Hanhana´nın yeri konusunda çeşitli araştırmacıların görüşlerini bildirdikten sonra kendi görüşünü de şu cümle ile açıklamaktadır: III. Hattusili henüz Hakpissa şehrinde küçük kral olarak görevli iken, Hanhana kuzeydeki Kalka ülkesi sınırında sıralanan eski Hitit şehirlerinden biriydi. 


Balkan, İnandık bağış belgesini geçerli nedenlerden ötürü L. Hattuşili devrine tarihlemiştir. 


Inandık tableti, Hanhana’nın yeri bakımından çok önemli olduğundan üzerinde büyük Kralın, Tabarna´nın mührü bulunan bu belgenin burada özetini vermek yerinde olacaktır: Hanhna´nın yöneticisi Tuttulla, Zidi´yi evlat edindi (?) ve onu kızı Zizzatta ile evlendirdi. Ona [bir ev ?j bağışladı. Tuttulla’nın oğlu ve Büyük Kral tarafından (himaye altına) alınan ve Katapa kenti tapınağında Tanrıça Katahha´ya (metinde ideografik olarak : SAL.LUGAL) (rahip olarak hizmete verilen) Pappa’ya ve ahfadına, büyük kral tarafından onaylanan, bu bağışa karşı çıkmaları ve Zidi ile ahfadına karşı talepte bulunmaları yasaklanmaktadır. 


Balkan tarafından s. ´de yapılan açıklamaya göre bağış belgesi Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürü Raci Temizer´in yönetiminde 1966 yılında Ankara´nın kuzey doğusunda Ankara - Çankırı Devlet Yolunun 109. kilometresi üzerindeki İnandık köyü yakınındaki eski bir iskan yerinde yürütülen kazıda Eski Hitit katına ait bir yapının mahzeninde in situ durumda dizili iri kiler küplerinden birinin içinde bulunmuştur.


Satır 22 ve devamına göre Haltusa´da düzenlenmiş olan bu bağış belgesi İnandık´a " nasıl gitmiştir? Bu soruya anlamlı bir yanıt ancak şöyle verilebilir: İnandık yakınındaki Eski Hitit kenti, Hanhana kentinin yöneticisi Tuttulla´nın oturduğu ve görev yaptığı yerdi. Başka bir deyimle: Hanhana İnandık tabletinin bulunduğu kentin Hitit Çağındaki adıydı. 


Nasıl Hanhana Hitit metinlerine göre bir kilit şehri ise, tabletin bulunduğu yer de önemli bir kült merkeziydi. Bunu her şeyden önce Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde teşhir edilmiş olan ve bir kaç sıra halinde kabartma olarak tasvir edilmiş bulunan kült sahnelerini ihtiva eden ve yalnız parçalar halinde ele geçmiş olan Bitik vazosuna çok yaklaşan bir kült vazosu göstermektedir". 


Araştırıcılar tarafından Tarih ve Coğrafya konusunda kazandırılan bilgiler de Hanhana´nın yeri konusunda yaptığımız teklifi desteklemektedir. İnandık, Hattusa´dan kolayca ulaşılabilecek bir yerdeydi. Arazide doğal bir engel yoktu. Bu nedenle Hititler Hanhana´yı oldukça zayıf oldukları yüz yıllarda yönetimleri altında tutabilmişlerdir. Buna karşılık diğer önemli bir kült şehri olan Nerik I. Şuppiluliuma ve oğlu II. Murşili gibi kudretli krallar zamanında bile Kaşka’lıIarın işgali altında kalmıştır. Bunun stratejik nedeni herhalde büyük ölçüde Kaşka´Iılar tarafından tutulmuş olan Hanharua dağı olmalıdır ". Bu nedenle Haharua dağını Çankırı´nın kuzey doğusundaki dağ silsilesinde aramak istiyorum. Çünkü yalnız bu dağın Kaşka´lılar tarafından tutulması Hitit ordularının Nerik bölgesine girişlerini önleyebilirdi. Nerik bu dağların kuzeyinde Derez Çayı (Hititçesi belki Dahasta) vadisinde, günümüzde pirinç üretimi ile ünlü Tosya ile Kızılırmak arasında, Kızılırmak yakınında aranmalıdır. Bu vadi kuzeyde ve batıda Ilgaz dağları, güneyde ise Köroğlu Dağlarının devamı olan yüksek dağ silsileleri tarafından korunmaktadır. Doğuda ise Kızılırmak yakınında belki Hitit çağında da bataklık olan bir bölge bulunmaktaydı. Belki de bu nedenle I. Şuppiluliuma ile II. Murşili´nin orduları Nerik´i işgal etmeden Kızıl ırmağın doğusundan geçerek kuzey batı seferlerine çıkmışlardır. 





İnandık Vazosu: Hitit Devletinin Hanhana (Çankırı-İnandık Köyü) adlı kült merkezinde bulunan ünlü vazodur.




1980 li yılların başında Niğde’ye genç bir arkeolog gelir. O’nu buraya çeken bölgede bulunan ve büyük bölümü Niğde Müze’sinde koruma altına alınan Hitit-Frig stelleridir. Bu kişi Türkiye’nin sayılı arkeologlarından olan Prof. Aykut Çınaroğlu’dur. Çınaroğlu yaptığı çalışmalarda stellerin sırrını çözmeye çalışır. Kaynağın Keşlik Vadi’si olduğunu görünce, ilgisini bu bölgeye yoğunlaştırır. Sonuçlar çarpıcıdır. Bölgede andezit taşından yapılmış yeni steller (genellikle yarı işlenmiş) ve kaideler bulur. Çınaroğlu M.Ö. 1.bine tarihlediği buluntulardan yola çıkarak bölgenin tapınç ve kült merkezi olduğunu söyler. Bir başka iddiası ise Yesemek’ten sonra Anadolu’da ki bilinen o döneme ait ikinci heykel atölyesi olduğudur. Keşlik Vadi’si günümüzün Altunhisar (Antik Anduğu) ilçesi sınırları içindedir. Melendiz Dağ’ı ile Keçibuyduran Dağ’ı arasında güney kuzey istikametinde Altunhisar-Çiftlik yoluna paralel olarak yer alır. Geçidin en yüksek noktasında yer alan su kaynakları vadiye hayat verir.
       Vadinin diğer bir özelliği ise antik yolların güzergahı (Günümüzde de kullanılan) olmasıdır. Bir Hitit-Frig kenti olan Göllüdağ antik kentini ve Roma-Bizans kenti olan Sagok Diyazoser’i (Nazanus-Nenezi)Kemerhisar’a(Hititlerin Tuvanuva’sı-Roma/Bizansın Antik Tyana’sı) bağlayan bu yol vadiden geçer.
           Vadide Roma Bizans dönemine ait çok sayıda buluntu da mevcuttur. Roma Hamamı, kilise ve Rahibeler evi bunlardan sadece popüler olandır. Yeraltı şehirleri, kaleler, köprüler ve kiliseleriyle vadi, geçmişin ihtişamlı günlerinin  örneklerini vermektedir.

 




Stel kaidelesi



Asmaz Kalesi


1960-67 yılları arasında İtalyan Pavia Üniversitesinden Prof. Neriggi bu bölgedeki yaptığı araştırmalarının peşine düşen öğrencileri, Prof.  Lorenzo  d’ Alfonso  önderliğinde 2006-2007yıllarında bölgede yüzey araştırmaları yaparlar. Fotoğraflar bu çalışmaların ürünüdür. 
 
Kaynak : EMİN SELAMOĞLU//NİĞDE HABER GAZETESİ - 23/07/2007 NİĞDE



HİTİT UYGARLIĞI KONUSUNDA AŞAĞIDAKİ GENEL BİLGİLER http://www.arkeolojidunyasi.com sitesinden alınmış olup daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak isteyenler bu siteyi ziyaret edebilirler.

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


Kaynaklar : 
(1) http://www.hanhana.org 
(2) http://www.arkeolojidunyasi.com 
(3) Sedat Alp - Hitit Kenti Hanhana´ nın Yeri - Belleten Cilt XLI Ekim 1977 - Sayı:164- s.651
(4) Tahsin Özgüç – İnandıktepe - Eski Hitit Çağında Önemli Bir Kült Merkezi - S.XIX,
(5) Tahsin Özgüç – İnandıktepe - Eski Hitit Çağında Önemli Bir Kült Merkezi - S. XX, S.XXI,
(6) Özlem Sir Gavaz – Hitit Krallarının Kült Gezileri ve Tanrılar İçin Düzenledikleri Merasimler - s.23
(7) Tahsin Özgüç – İnandıktepe - Eski Hitit Çağında Önemli Bir Kült Merkezi -s.9, s.10, s.11, s.12, s.13, s.14, s.15, s.1 
(8) Özlem Sir Gavaz – Hitit Krallarının Kült Gezileri ve Tanrılar İçin Düzenledikleri Merasimler -  s.24 
(9) Sedat Alp - Hitit Kenti Hanhana´ nın Yeri- Belleten cilt XLI Ekim- 1977 Sayı:164- s.649-s.650
(10) Yener Duran – Hiti Dönemi Anadolu Coğrafyasının İncelenmesinde Yeni Bir Yaklaşım- s.46
(10)  Tahsin Özgüç – İnandıktepe - Eski Hitit Çağında Önemli Bir Kült Merkezi - s.47
(11) twitter adresi :  @seecankiri