İnadık Tepe´de Bir Hitit Kenti 31.1.2019 10175 Kez Okundu

İnadık Tepe´de Bir Hitit Kenti
Tekin GÜLTEKİN
Tekin GÜLTEKİN

İNANDIK TEPE’DE  BİR HİTİT KENTİ “HANHANA”

  

Terme ve İnandık Tepe höyüklerinin bulunduğu ve Hitit dönemine ait kutsal şehrin adı “Hanhana” dır.

 

‘´Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü´´ ve ´´Ankara Turizmi, Eski Eserleri ve Müzeleri Sevenleri’’ adına, Tahsin Özgüç başkanlığındaki heyet tarafından 1966 ve 1967 yıllarında yapılmış olan İnandıktepe ve Terme Höyük kazıları, eski Ön Asya tarihinin aydınlanmasında özellikle Kalecik-Çankırı çevresi hakkında beklenmedik bilgileri bize aktarır.

 

Haritada İnandık Tepe, doğusundaki Alacahöyük ile aynı hizadadır. Boğazköy´ün 115 Km. batısındadır. Delice Nehri-Kızılırmak vadileri, birinden ötekine Boğazköy´den İnandık Tepe’ye ulaşımı kolaylaştırmıştır. Eski bir kilisenin yeri olmasından dolayı buraya ´´Aia Vasil´´ de denmektedir. İnandık Tepe ile çağdaş dönemde iskân edilen ´´Terme Höyük´´de yaşamış insanlar, büyük mabetlerini vadideki şehrin yola hâkim, tesirli ve gösterişli bir yere ´´İnandık Tepe´´ye inşa etmişlerdir.

  

Terme Höyük ve Eski Hitit dönemine ait mabedin bulunduğu İnandık Tepe kazılarında bulunan kabartmalı ve resimli vazolar, pişmiş toprak boğa heykelleri ve seramik buluntuları ile gaga ağızlı, yuvarlak ağızlı, yonca ağızlı, boğa başlı, şişe biçimli testiler, mataralar, sepet kulplu çaydanlıklar, kantaroslar, çift gövdeli tek boyunlu kaplar, vazolar, maşrapalar, tencereler, pişmiş toprak sunaklar / buhurdanlıklar ve meyvelikler, çift kulplu iri vazolar, çift kulplu çömlekler, küpler ve kabartma ve boya ile nakışlı 4 kulplu büyük vazolar, tunç, taş ve kemik eserler, damga mühürler, tunç iğneler, bıçaklar, ok ucu kargı ucu, kemik kaplama levhası, üçayaklı taş kap, pişmiş topraktan dişli kaide Hitit sanatına önemli katkıda sağlamış eserlerdir.

 

 

 

İnandık Tepe, Hitit Çağı´nda Hanhana ile özdeşleştirilmiştir. Hanhana önemli bir kült (kutsal) şehridir. Muhadelere (anlaşmalara) göre Hitit Kralının Kült (Kutsal) gezilerinde, Fırtına Tanrısının bulunduğu Hanhana, orta Hitit Çağının en büyük şehrinden biridir. Diğer şehirler; Hattusa, Sapinuwa, Tapika, Sarisa, Nesa, Anzilya, Karkamis, Alalah olmak üzere toplam dokuz tanedir. Sedat Alp´e göre Hanhana şehrinin yöneticisi olan Tutulla´nın ve görev yaptığı şehir İnandık Tepe´ dir. Yani İnandık Tepe Hanhana´ dır.

 

Hanhana eski Hitit çağında önemli bir idare merkezi ve Bağış belgelerinin yazıldığı yerdir. Kuzeyde Çankırı, güneyde Kalecik kaleleri daha geç çağlarda çok önemli birer strateji merkezi olmuşlar ve hem eski Ankara - Çankırı - Kastamonu yolunu, hem de bereketli Terme ve Acıçay vadisini ve bu bölgede Kızılırmak´ın sol/batı yakasını kontrolleri altında tutmuşlardır. Ancak İnandık Tepe ve Terme Höyük İmparatorluk çağında terk edilmişlerdir.

  

Sedat Alp 1977 – 164 sayılı Türk Tarih Kurumu Belleten’inde Hitit Kenti HANHANA’nın yeri konusunda şunları ifade etmiştir:

  

Hanhana´nın önemli bir Kilit şehri olduğu aynı adı taşıyan ve Telipinu çevresine ait olan Tanrıça HannaHanna´dan başka H. Otten tarafından Reallexikon der Assyriologie IV s.104’de bir araya getirilen bilgilerden anlaşılmaktadır:

 

Muahedelere göre Hanhana kentinin Telipinu´su devletin en önemli tanrıları arasındaydı. Hanhana aynı zamanda bir Fırtına Tanrısının kült şehriydi. Çivi yazılı belgelerde Hanhana´nın tanrıları ve rahipleri anılmaktadır. Hanhana, Hitit Kralının kült gezilerinde onun tarafından ziyaret edilen kentler arasındaydı. Hanhana´nın beyi tarafından tanrıların kültü için verilen kurban maddeleri hakkında da bilgi sahibi bulunmaktayız.

 

 

Bu kentte bazı arazi bağış belgeleri düzenlenmiş olduğundan K. Rienischneider´e göre Orta Hitit Devleti Çağında Hanhana’da Kralın bir ikametgahı ya da en azından bir bürosu bulunmaktaydı.

 

Hanhana´nın Kaska’lılar tarafından tehdit edilen bir bölgede bulunduğu bilinmektedir. Eski Hitit çağı krallarından Hantili zamanından başlayarak İmparatorluk Çağında III. Hattuşili´ye kadar Kaşka´lıların hakimiyeti altında kalan önemli kült şehri Nerik ile bir kısmı Kaşka´Iıların işgali altında tutulmuş olan Hanharua dağı ile aynı bölgede olduğu bilinmektedir. Hanhana kenti ile Hattena kenti birbirlerine yakındılar. Her iki kent te prens Hattuşili´nin (daha sonraki III. Hattuşili) küçük kral olarak yönettiği bölgede bulunuyordu. Hanhana kenti Kaşka´lılarla savaşlarda bir hareket üssü olarak kullanılıyordu.

 

E. von Schuler, Hanhana’ın Nerik ile yakınlığı dolaysıyla antik Phazimonitis´te, yani Merzifon - Amasya çizgisinin kuzeyinde, aranması gerektiğini düşünmüştür. Hanhana konusunu işleyen ve yerini araştıran yazarların çoğu İnandık tabletindeki önemli bir metin yerinden bilgi sahibi değildiler. Hitit çivi yazısı ile ve Akkadça yazılan bu bağış belgesini örnek bir biçimde yayınlamış ve işlemiş olan Kemal Balkan Hanhana´nın yeri konusunda çeşitli araştırmacıların görüşlerini bildirdikten sonra kendi görüşünü de şu cümle ile açıklamaktadır: III. Hattusili henüz Hakpissa şehrinde küçük kral olarak görevli iken, Hanhana kuzeydeki Kalka ülkesi sınırında sıralanan eski Hitit şehirlerinden biriydi.

 

Balkan, İnandık bağış belgesini geçerli nedenlerden ötürü L. Hattuşili devrine tarihlemiştir.

 

Inandık tableti, Hanhana’nın yeri bakımından çok önemli olduğundan üzerinde büyük Kralın, Tabarna´nın mührü bulunan bu belgenin burada özetini vermek yerinde olacaktır: Hanhna´nın yöneticisi Tuttulla, Zidi´yi evlat edindi (?) ve onu kızı Zizzatta ile evlendirdi. Ona [bir ev ?j bağışladı. Tuttulla’nın oğlu ve Büyük Kral tarafından (himaye altına) alınan ve Katapa kenti tapınağında Tanrıça Katahha´ya (metinde ideografik olarak : SAL.LUGAL) (rahip olarak hizmete verilen) Pappa’ya ve ahfadına, büyük kral tarafından onaylanan, bu bağışa karşı çıkmaları ve Zidi ile ahfadına karşı talepte bulunmaları yasaklanmaktadır.

 

Balkan tarafından s. ´de yapılan açıklamaya göre bağış belgesi Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürü Raci Temizer´in yönetiminde 1966 yılında Ankara´nın kuzey doğusunda Ankara - Çankırı Devlet Yolunun 109. kilometresi üzerindeki İnandık köyü yakınındaki eski bir iskan yerinde yürütülen kazıda Eski Hitit katına ait bir yapının mahzeninde in situ durumda dizili iri kiler küplerinden birinin içinde bulunmuştur.

 

Satır 22 ve devamına göre Haltusa´da düzenlenmiş olan bu bağış belgesi İnandık´a " nasıl gitmiştir? Bu soruya anlamlı bir yanıt ancak şöyle verilebilir: İnandık yakınındaki Eski Hitit kenti, Hanhana kentinin yöneticisi Tuttulla´nın oturduğu ve görev yaptığı yerdi. Başka bir deyimle: Hanhana İnandık tabletinin bulunduğu kentin Hitit Çağındaki adıydı.

 

Nasıl Hanhana Hitit metinlerine göre bir kilit şehri ise, tabletin bulunduğu yer de önemli bir kült merkeziydi. Bunu her şeyden önce Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde teşhir edilmiş olan ve bir kaç sıra halinde kabartma olarak tasvir edilmiş bulunan kült sahnelerini ihtiva eden ve yalnız parçalar halinde ele geçmiş olan Bitik vazosuna çok yaklaşan bir kült vazosu göstermektedir".

 

Araştırıcılar tarafından Tarih ve Coğrafya konusunda kazandırılan bilgiler de Hanhana´nın yeri konusunda yaptığımız teklifi desteklemektedir. İnandık, Hattusa´dan kolayca ulaşılabilecek bir yerdeydi. Arazide doğal bir engel yoktu. Bu nedenle Hititler Hanhana´yı oldukça zayıf oldukları yüz yıllarda yönetimleri altında tutabilmişlerdir. Buna karşılık diğer önemli bir kült şehri olan Nerik I. Şuppiluliuma ve oğlu II. Murşili gibi kudretli krallar zamanında bile Kaşka’lıIarın işgali altında kalmıştır. Bunun stratejik nedeni herhalde büyük ölçüde Kaşka´Iılar tarafından tutulmuş olan Hanharua dağı olmalıdır ". Bu nedenle Haharua dağını Çankırı´nın kuzey doğusundaki dağ silsilesinde aramak istiyorum. Çünkü yalnız bu dağın Kaşka´lılar tarafından tutulması Hitit ordularının Nerik bölgesine girişlerini önleyebilirdi. Nerik bu dağların kuzeyinde Derez Çayı (Hititçesi belki Dahasta) vadisinde, günümüzde pirinç üretimi ile ünlü Tosya ile Kızılırmak arasında, Kızılırmak yakınında aranmalıdır. Bu vadi kuzeyde ve batıda Ilgaz dağları, güneyde ise Köroğlu Dağlarının devamı olan yüksek dağ silsileleri tarafından korunmaktadır. Doğuda ise Kızılırmak yakınında belki Hitit çağında da bataklık olan bir bölge bulunmaktaydı. Belki de bu nedenle I. Şuppiluliuma ile II. Murşili´nin orduları Nerik´i işgal etmeden Kızıl ırmağın doğusundan geçerek kuzey batı seferlerine çıkmışlardır.

 

 

İNANDIK TEPE VAZOSU VE ÜZERİNDE ONLARCA FİGÜR

 

"İnandık Tepe Vazosu tabii ki Çankırı tarihine olduğu kadar Anadolu ve Türkiye tarihine de önemli katkılar yapan bir vazo üzerindeki figürler binlerce yıl içerisinde yaklaşık 3 bin 500 yıl içerisinde günümüze yansıyan figürleri de barındırıyor.

 

Çalgı çengi figürleri, çömlek yapımıyla ilgili figürler, musikiyle ilgili figürler, bunun yanında adak sunma törenine ait figürler, sportif etkinliklere ait figürler gibi onlarca figürü barındırıyor. Hititler tarihin önemli medeniyetlerinden birisi bütün Anadolu’ya hakim oldukları gibi kuzey Mezopotamya’da da hakimiyetlerini devam ettirmişlerdir.

 

Hz. İsa’dan önce 63 yılında yapılan Kadeş Anlaşması Hititlilerle mısırlılar arasında cereyan eden savaşa ait en eski anlaşmaya ait. İnandık Tepe Hitit İmparatoru’nun bağışladığı alana yapılan kutsal bir alan. Bir ibadethane var burada. Çivi yazılı inandık tepede bulunan bir bağış belgesini de ’İmparatorun emri demirdendir, değiştirilemez’ şeklinde ifadeler yer alır.

 

İnandık Tepe arkeoloji literatürüne girmiş en önemli Hitit yerleşimlerinden birisidir. İnandık Tepe’den çıkan onlarca eser arasından pek çok diğer figürlerde yer almaktadır. Boğa başlı testiler, boğa heykelcikleri, birtakım eşyaların kalıntıları da burada yer almaktadır.

 

Hitit Çanak ve Çömlekleri

Hitit yazılı belgelerinden öğrendiğimize göre Hitit çömlekçileri saraya ya da tapınaklara bağlı olarak çalışan erkek personeldir. Eski Hitit Krallığı Dönemi’nden itibaren çömlekçi ustaları eski geleneklere bağlı kalmış, bunun yanı sıra yeni bir çömlekçilik türü de ortaya çıkarmışlardır.

 

Eski Hitit Krallığı Dönemi çanak çömleği genellikle çarkta yapılmıştır. Bu dönemin özel yapımları daha çok kült merkezlerinde ele geçen, kabartma bezekli çanak çömlek türüdür. Bunlar çömlekçi çarkında biçimlendirilmiş, kırmızı ve turuncu renklerde, astarlı, açkılı, çoğunlukla geniş ağızlı, yüksek boyunlu, yumurta biçiminde gövdesi olan, dikey kulpu çömleklerdir.

 

Geometrik motifler (çoğunlukla kafes motifi) hakimdir. Kabartmalı çanak çömlek üretimi devam etmekle birlikte daha özensizdir ve çoğunlukla hayvan betimleri görülür. Hitit çanak çömleğinin en belirgin türlerinden biri hayvan biçimli kaplardır (rhyton). Boğa figürlü olanlar yaygındır. Kuşlar özellikle su kuşları ve aslanlar da görülür. Hitit çömlek tarzı batıda Eskişehir bölgesine kadar yayılmıştır. Kuzey Anadolu’da Kastamonu, Ilgaz, Gerede ve Dündartepe ve Horoztepe’de Hitit çanak çömleği bulunmuştur. Kuzey Anadolu Çömlekçiliği daha çok taklit niteliğindedir. Kilikia’da yayvan çanak ya da tabaklar, lens biçimli mataralar, dar boyunlu testiler ve İç Anadolu’nun diğer formları görülür. 

 

 

İNANDIK TEPE HİTİT TAPINAĞI


Kazılar esnasında höyükte beş yapı katına rastlanılmıştır. V.Yapı katı Eski Tunç Çağına ait bilgiler verirken IV. Yapı katını, şiddetli bir yangınla tahrip edildikten sonra, terk edilmiş olan Hitit tapınağı temsil etmektedir.

 

İnandık tepe höyüğünün tepeye hakim ve en yüksek noktasında yer alan Hitit dönemine ait tapınak yapısı tepenin topografik yapısına uygun bir şekilde inşa edilmiştir. Tapınağın dış duvarları girintili çıkıntılı olarak inşa edilmiştir. Yapı malzemesi bölgenin yerli taşı olan kalkerdir.65X45 metre boyutlarındaki tapınak, avluya doğru yükselen sekilere kurulmuş, çoğu dikdörtgen ve kareye yaklaşan odalardan oluşmuş bir yapı komleksidir. Üstü açık avlu, binanın tam ortasında değildir, tepeye en uygun yerdedir ve boyutları 14x12 metredir.Dört veya altı odalı olarak ortaya çıkarılmış bu tapınak, Hitit evlerinin yan yana ve arka arkaya dizilmesiyle bir Hitit evi planında yapılmıştır. Tapınağın temelleri, altta daha eski bir yapı katının varlığına rağmen, birçok kesimde ana toprağa ulaşmaktadır. Temel ve duvarlar taş örülüdür. Duvarlar, taban seviyesinden itibaren, kalın bir çamur tabakası ile sıvalı ve kırmızımsı beyaz badanalıdır.

 

Temellerin ve duvarların iki yüzü iri ve en düzenli taşlarla örülmüş, araları molozla doldurulmuştur. Temellerin genişliği 1 metredir. Bu genişlik bazı duvarlarda 1.25 metreyi bulmaktadır. Ara duvarlar 75-80 cm. kalınlığındadır. Temellerin sağlamlığına ve önemli bölümlerinin depo olarak kullanıldığına bakılırsa, yapının iki katlı olduğu anlaşılır. İnandık tepede de Hitit yapı tekniğinin bilinen bir özelliğini, yani odaların düz bir hat üzerine değil de tepenin şekline uyularak girintili-çıkıntılı, ileri-geri olarak inşa edildiğini görmek mümkündür. Şehrin dışında kurulan bu anıtsal Hitit tapınağının adytonu (Tapınağın en kutsal odası) bulunamamıştır.


Kaynaklar :

(1)  http://www.hanhana.org

(2)  http://www.arkeolojidunyasi.com

(3)  Sedat Alp - Hitit Kenti Hanhana´ nın Yeri - Belleten Cilt XLI Ekim 1977 - Sayı:164- s.651

(4)  Tahsin Özgüç – İnandıktepe - Eski Hitit Çağında Önemli Bir Kült Merkezi - S.XIX,

(5)   Tahsin Özgüç – İnandıktepe - Eski Hitit Çağında Önemli Bir Kült Merkezi - S. XX, S.XXI,

(6)   Özlem Sir Gavaz – Hitit Krallarının Kült Gezileri ve Tanrılar İçin Düzenledikleri Merasimler - s.23

(7)   Tahsin Özgüç – İnandıktepe - Eski Hitit Çağında Önemli Bir Kült Merkezi -s.9, s.10, s.11, s.12, s.13, s.14, s.15, s.1 

(8)   Özlem Sir Gavaz – Hitit Krallarının Kült Gezileri ve Tanrılar İçin Düzenledikleri Merasimler - s.24 

(9)   Sedat Alp - Hitit Kenti Hanhana´ nın Yeri- Belleten cilt XLI Ekim- 1977 Sayı:164- s.649-s.650

(10)   Yener Duran – Hiti Dönemi Anadolu Coğrafyasının İncelenmesinde Yeni Bir Yaklaşım- s.46

 (10) Tahsin Özgüç – İnandıktepe - Eski Hitit Çağında Önemli Bir Kült Merkezi - s.47

(11) Özgüç, Tahsin (1988), İnandıktepe, Türk Tarih Kurumu Basımevi: Ankara

(12) http://www.ulakhaber.net/haber/hititler-donemine-ait-inandik-vazosu

(13) http://www.arkeo-tr.com/hitit-canak-comleginin-genel-ozellikleri

Sizde Görüşlerinizi Bildirin

Yorumlar

Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı !