KEMALİZM NEDİR ? 22.11.2018 6585 Kez Okundu

KEMALİZM NEDİR ?
Tekin GÜLTEKİN
Tekin GÜLTEKİN

 

 

Kemalizm bir çağdaşlaşma projesidir, bir tür toplumsal dönüşüm projesi. Devlet ve Özel Sektör arasında paylaşımlı girişimciliğin öne çıktığı sosyal politik düzendir diyebiliriz, ancak bu çok sınırlı bir tanımlama olur. Kemalizm kavramı ilk defa Batılı yazarlar tarafından kullanılmıştır. Batılı yazarlar Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerini Kemalizm ideolojisi olarak kabul etmişlerdir. Herşeyden önce Kemalizm antiemperyalist bir ideolojidir ve Emperyalizmin zayıf ülkeleri ele geçirip sömürmesine karşı başarılı bir direniş hareketidir.

 

Kemalizm; emperyalizme ülke genelinde topyekûn Direniş Hareketi olmakla birlikte Mustafa Kemalin Yüksek Şahsiyeti, Bilgi ve Yeteneği sayesinde gerçekleştirmiş olduğu kültürel, sosyal, kurumsal, toplumsal devrimler dikkate alındığında Rasyonalist (Akılcı) ve farklı zamanlarda farklı politik uygulamalara imkân tanıdığından Pragmatik (Faydalı Uygulanabilirlik) niteliğiyle kendine özgün bir toplumsal modeldir.

 

Kemalizm’in Aleyhinde olanlar ki bunlar genellikle Osmanlı döneminde olduğu gibi İslam Devletini savunanlardır, Mustafa Kemalin Kemalizm Hareketiyle yüzyıllardır var olan Osmanlı Din Devleti kültürünü yok ettiğini ve yerine başka bir medeniyetten ithal edilmiş olan tamamen yeni bir kültür koyduğunu ve bunun kabul edilemez olduğu fikrini savunurlar. Diğer bir deyişle Onlar Mustafa Kemal’in halkı Osmanlı ve Müslüman geçmişinden uzaklaştırdığını, dini gelenekçiliğin bir sembolü olan fesi yasakladığını,  insanları modern dünyanın kılık kıyafetine uygun giymeye zorladığını sözgelimi şapka giymeye teşvik ettiğini ve Müslüman ahaliye büyük kötülük ettiğine inanıyorlar.


Bu noktada Kemalizm Batılılaştırılması hedeflenen bir toplumun geçmişine ve değerlerine yabancılaştırılarak Batılı kılınmaya çalışılmasıdır dersek Kemalist İdeolojiye büyük kötülük yapmış oluruz. Çünkü zaman zaman ülkelerin belirli dönemlerinde Devletin İdaresini Ele Alanlar Ülkenin Emparyalistlerin Eline Geçmemesi ve Kalkınması için “Yozlaşmış Dindar Toplumu” “Ateist Modern Topluma” ya da tam tersi “Yozlaşmış Ateist Toplumu” “Akılcı Dindar Topluma” Dönüştürme Uygulamaları Yapabilirler. Bu Uygulamalar ve sonuçları Allah Katında herhangi bir suç ya da günah teşkil etmez. 

 

Tek bir farkla, bu uygulamalar hayata geçirilirken yolsuzluk yapılmamalı, haksız zenginleşme ya da haksız rekabet önlenmelidir. Dolayısıyla Mustafa Kemal hareketi Toplumun Aydınlanmasına Yönelik olarak Allah Katında 5 yıldızlı süper bir süreçtir. 

 

Ancak Mustafa Kemal’den sonra ülkeyi yöneteceklerin aynı seviyede başarı göstereceğinin bir garantisi olmadığından Türkiye Genelinde Kemalizm prensiplerine bağlı olarak ülke yönetimi ilerleyen yıllarda etkisini yitirmiş gerek devletin içinde gerekse özel sektörde büyük yolsuzluklar, haksız rekabet, ihalelere fesat karıştırma, Belediye Gelirlerinin Sahte İhalelerle Talan Edilmesi, Kamu Gelirlerinin ülkeyi yöneten hükümet bakan, başbakan, cumhurbaşkanı ve onların akraba, eş, dost ve yandaşlarının zimmetlerine geçirilmesiyle sonuçlanmıştır. Halkın büyük çoğunluğu maddi ve manevi kayıplara ve zararlara sebep olmuştur. Çoğunlukla Burjuvazi ve İktidar Parti Yöneticileri haksız bir şekilde zenginleşmişlerdir.

 

Yolsuzluk Önlenemez bir hal almış, yargı adalet duygusunu % 80 derecesinde kaybetmiştir. Tüm olumsuzluklara rağmen irade sahibi kamu ve özel sektör kuruluşlarının ve onların irade sahibi yöneticileri ve çalışanlarının sayesinde altyapı hizmetleri ve üst-yapı hizmetleri aksamalara rağmen sürdürülebilmiştir.

 

 

Kemalizm Mustafa Kemal’e mal edilir ancak Mustafa Kemal Kemalizm’i reddetmiştir. Reddetmesinin sebebi büyük olasılıkla kendisinin kendisinden sonra ilahlaştırılmasını önlemek ve kendisinin aynı zamanda uygulayıcı, reformları hayata geçirme gücü elinde bulunduruyor olmasından dolayı bir akademisyenin seviyesine indirgenmesini istememesinden kaynaklanmaktadır.

 

 

Sizde Görüşlerinizi Bildirin

Yorumlar

Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı !