MAO ZEDONG & TEKİN GÜLTEKİN VE İŞÇİ ÜNİVERSİTESİ 15.2.2019 55566 Kez Okundu

MAO ZEDONG & TEKİN GÜLTEKİN VE İŞÇİ ÜNİVERSİTESİ
Bedri Rahmi Eyüpoğlu
Bedri Rahmi Eyüpoğlu

 

  

 

MAO’UN İLGİNÇ KEŞFİ

“Fabrikada İşçi Üniversitesi &İşçi-Mühendis Kadro”

Fabrikadaki İşçi Üniversitesi ya da Bir İşçi-Mühendis Nasıl Yaratılır ?

 

Şanghay Makina Araçları Fabrikası, yüzlerce ülkeye ihraç edilen cila makinalarının yanı sıra, mühendis de «üretiyor». Bunlar, işçi sınıfı içinden seçiliyorlar ve fabrikadaki üniversitede okuyorlar. Bu fabrika, Çin’deki sanayi örgütlerinin en ünlülerinden biri. Mao Zedung 21 Temmuz 1968 talimatında bu fabrikadan söz ediyor:

 

Özellikle Şanghay Makina Araçları Fabrikası örnek alınmalıdır. Bu, “teknik kadroların isçilerin arasından gelmesi gerekir” demektir. Öğrenciler pratik deneyim sahibi olan işçiler ve köylüler arasından seçilmelidir. Bu öğrenciler birkaç yıl öğrenim gördükten sonra uygulamaya ve üretime geri dönmelidirler.

 

Bir işçi üniversitesi kurma mücadelesi, Mao´nun 8 Temmuz 1957’de fabrikayı bizzat ziyaret ettiği Büyük İleri Atılım döneminde başlamış. O dönemde 290 işçi mühendis yetiştirilmiş.

 

Ama işçilerin anlattığına göre, burjuva uzmanlar bu gelişmeye karşı çıkmışlar ve «işçilerin pazuları iri, ama beyinleri küçüktür» diyerek daha fazla işçi-mühendis yetiştirilmesini engellemeye çalışmışlar.

 

1960 yılında üniversitede okumak üzere seçilmiş elli işçiden otuz üçü geri gönderilmiş. Sınavları düzenleyenler, revizyonist çizginin etkisinde kalarak, işçilerin yabancı dil bilmelerini şart koşmuşlar.

 

İşçi Ma Çiçen buna karşı çıkmış ve eski Çin’de bilim adamlarının hiç yabancı dil bilmedikleri halde önemli keşiflerde bulunduklarını anlatmış. Savunduğu görüşte diretmiş ve boyun eğmemiş. Sırf yabancı dil öğrenmek için gece okuluna gitmiş. Plan çizmesini öğrenmiş ve üniversiteye yeniden alınmak için başvurduğunda kabul edilmiş.

 

Şe Kunfu adlı işçi-mühendis de işçi üniversitesinden mezun; ama o da okula girebilmek için büyük güçlüklerle karşılaşmış. Öğrenime başlamadan önce, işi müdür bürolarının banyolarını temizlemekmiş. «Plan çizmek banyo temizlemeye benzemez,» diye alay etmiş müdürler onunla; onun öğrenme şevkini kırmaya çalışmışlar. Gelgelelim, sonradan eğri yüzeyli cila makinaları üzerinde ilk deneyi yapan bu işçi olmuş.

 

 

Şimdi işçi-mühendislerle, fabrika Parti hücresinin temsilcisiyle (aynı zamanda işçi üniversitesinin devrimci komitesinin temsilcilerinden biri), Çin yapımı cila makinalarının işçi-mucitleriyle ve Moskova Üniversitesinde öğrenim görmüş bir kadın aydınla tanışıyoruz. Fabrikada son derece özgür bir ortam göze çarpıyor Daha önce bir devrimci komitenin yöneticileri ile üyeleri ya da işçiler ile mühendisler arasında böylesine bir kardeşlik ve dostluk duygusuna rastladığımı hatırlamıyorum.

 

İşçiler, bu fabrikanın geçmişinin benzersiz olduğunu belirtiyor. Kurtuluştan önce kazma ve saban yapılıyormuş burada. Fabrika Amerikalıların malıymış, sermayenin çoğu da kompradorlardan geliyormuş. Kurtuluştan sonra meydana gelen değişiklikler sonucun da burası Çin’in örnek fabrikalarından biri olmuş.

 

Fabrikanın Parti örgütü sekreteri, işçi-mühendislerin dört temel biçimde yetiştirildiğini anlatıyor:

 

1) Uzun üretim çalışması deneyimine sahip olan bazı işçiler birkaç yıl üniversiteye gönderilir, sonra da edindikleri teknik bilgileri fabrikadaki işçilerle paylaşmak üzere fabrika çalışmasına geri dönerler;

2) Özellikle yetenekli bazı işçiler planların çizildiği teknik atölyelerde çalışmaya gönderilir;

3) Çok fazla pratik deneyime sahip olan işçilere yönetimle ilgili görevler verilir; ve son olarak da,

4) Fabrikanın içinde teknik öğrenim konusunda amatör üniversite kursları adı verilen akşam dersleri düzenlenir.

 

Gerçi program 1953 ve 1958 yıllan arasında birçok güçlükle karşılaşmış, ama işçiler bu kıstasları savunmuşlar. Ve Mao’nun 21 Temmuz 1968 talimatından sonra, makina araçları için gerçek bir üniversite merkezinin kurulması yolundaki tartışmalar bu temel üzerinde başlamış.

 

Altı bin metalürji işçisinin çalıştığı ve Çin’in pilot fabrikalarından biri olan bu fabrikada bir üniversite merkezinin kurulması kararlaştırıldığında, öneri Şanghay sanayi sektörünün devrimci komitesine iletilmiş. Öneri onaylanmış ve üniversite merkezi kurulmuş. Şimdi elli iki öğrenci okuyor burada. Bunlar her atölyenin tavsiyesi üzerine işçilerin arasından seçiliyor, ama son kararı fabrikanın devrimci komitesi veriyor. Öğrenim iki yıl sürüyor. Bu iki yıl boyunca işçi-öğrenciler sadece okuyup öğreniyorlar, başka hiç bir işle uğraşmıyorlar. Ama üretimde çalıştıkları sırada aldıkları ücreti gene almaya devam ediyorlar.

 

Buna benzer daha başka üniversiteler de kurulmuş ya da kuruluyor. Elbette ancak çok büyük ya da nispeten büyük fabrikalar üniversite açabiliyor. Küçük fabrikalar ise işçilerini büyük fabrikaların üniversitelerine yolluyorlar. Aslında, bazı fabrika üniversitelerinde, Şanghay Makina Araçları Fabrikasındaki üniversitedekinden daha fazla öğrenci okuyor.

 

  

BUGÜNKÜ DEVLEŞEN ÇİN SANAYİSİNİN ARKASINDAKİ YARATICI GÜÇ

 

(**) “Bütün Yenilikler Somut Uygulamalarla Sınanmalıdır”

(**) “İşçiler İleri Teknoloji Karşısında Yerlere Kapanmıyorlar”

(**) “İşçiler İleri Teknolojiyi Son Derece Sanayileşmiş Ülkeler Tarafından Ulaşılabilecek  Bir Dünya Olarak                                    Tanrılaştırmıyorlar”

  

      [A] Çinli işçiler, yabancı malları inceliyorlar. Sadece taklidiyle yetinmemek, onu daha da geliştirmek amacıyla yabancı makinanın parçalarını söküp taktıklarını anlatıyorlar. Yoksa diyorlar, uzun yıllar düşman kapitalist sanayi dünyasıyla kuşatılmış olarak, yaşayan Çin bu kadar ilerleme kaydedemezdi.

  

     [B] Şanghay Makina Araçları Fabrikasına ilişkin bir başka gerçek de, işçilerin makinaları yeniden icat etmeyi bilmeleri.

Şanghay Makina Araçları Fabrikası işe hemen hemen sıfırdan başlamış. Anlatılanlar gerçekten akıl almaz şeyler. Bu fabrikadaki işçilerden biri, o sıralar otuz yaşına olan Çen Meyfan, 1960’ta Leipzig’deki uluslararası fuara gönderilmiş. Orada, çeliği çok yüksek düzeyde parlatabilen bir cila makinası görmüş. O günkü Çin makinalarından çok üstünmüş bu makina. Makina hakkında bilgi veren tanıtma broşürlerinden bir tane alabilmek için öteki konuklarla birlikte sıraya girmiş. Ama sıra tam kendisine geldiğinde, artık başka broşür dağıtılmayacağı söylenmiş. Çen Meyfan, buna inanmamış ve kendisine niçin broşür vermek istemediklerini sormuş. Almanlar ona şu yanıtı vermişler: «Siz Çinliler teknolojik bakımdan gerisiniz, size broşür vermenin bir yararı olmaz. Bu makinayı nerede kullanacaksınız ki? Hem zaten siz böyle bir makina yapamazsınız. Bu makina, gelişmiş bir sanayi ülkesinin teknolojisinin ürünüdür»

 

           (a)  Çen yoldaş yurduna döndüğünde, yoldaşlarına Leipzig’de başına gelenleri anlatmış ve makinanın aynının yapılmasını önermiş. Herkes katılmış onun bu önerisine. Ama atölyesinin önerisini fabrikanın başmühendisine ilettiğinde, başmühendis bu makinanın yapılması için gerekli teknik bilginin elde edilmesi için yirmi yıl gerektiğini ve gerekli malzemeyi dünyanın en ileri sanayi ülkelerinden almak zorunda olduklarını söyleyerek, Çen’le alay etmiş. Sonra Çen’e yabancı dil bilip bilmediğini sormuş. Çen sadece başlangıç kursuna devam etmiş olduğunu, ama gece okuluna gittiğini söylemiş. Başmühendis «babacan» bir edayla, yabancı dil kursundan vazgeçmesini öğütlemiş. En azından on yıl gece okuluna gitmesi gerekeceğini, onun için bu işi unutmasını söylemiş.

 

             (b)  Öfkesi daha da büyüyen Çen dönmüş, fabrikanın Parti komitesine gelmiş. Öteki fabrikalardakilerin aksine işçi sınıfıyla sağlam bağları olan bu Parti Komitesi atölyedeki işçilere yardımcı olmaya çalışmış. Ama başmühendis gerekli malzemeyi ya hiç vermiyor, ya da yetersiz ölçüde veriyormuş. Çen ve arkadaşları, hurdaya çıkarılanlar da dahil olmak üzere bulabildikleri bütün gereçleri toplamaya koyulmuşlar, Çen, vardiyasından sonra gecesini gündüzüne katarak çalışıyormuş. Onun bu inatçılığına hayran kalan ve çalışmasıyla yakından ilgilenen öbür işçi ve teknisyenler de ona yardım etmeye başlamışlar. Deneyler için gerekli olan gereçleri bulamadığı zamanlar «Çen gözlerini, kulaklarını ve ellerini kullanıyordu.» diye anlatıyor fabrikadaki yoldaşlar. «Bir cila makinasının yüzeyinin saç telinden bin kez daha ince olması gerekir. Ama Çen bunu ölçecek araca sahip olmadığından, çarkın yüzeyini denemek için parmağım kullanıyordu.» ÇEN BU MAKİNA ÜZERİNDE DÖRT BUÇUK YIL ÇALIŞMIŞ VE ÜÇ BİN KEZ BAŞARISIZLIĞA UĞRAMIŞ.

 

              (c)  Çen’in deneyleri yaptığı sırada, fabrikaya Doğu Almanya’dan bir uzman gelmiş. Yanında gerekli ölçme yapabilecek bir araç olduğunu söylemiş, ama bunu Çen’e göstermeyi bile reddetmiş. Çen gene de uzun ve ısrarlı çabalardan sonra adamı aracı göstermeye ikna etmiş. Bir gün uzman dışarı çıktığında, Çen nasıl yapıldığını anlamak için aracı sökmüş; ama mekanizmanın karmaşıklığı karşısında öyle korkmuş ki, parçaları hemen yerine takmış. Uzman geri döndüğünde durumu anlamış. Gidip baş mühendise şikayet etmiş işçiyi. Başmühendis, Çen’i odasına çağırmış, fena halde azarlamış ve özeleştirisini yapmaya zorlamış. İşçi «müthiş bir öfkeye kapılmış; tabii öteki yoldaşlar da.» Başmühendisin karşı çıkmasına rağmen, işçiler cila makine cilasının yüzeyini ölçecek aracı, yani «İŞÇİLERİN BEŞ DUYULARIYLA GÖRDÜKLERİ İŞİ GÖRECEK» ARACI YAPMAYI KARARLAŞTIRMIŞLAR. BAŞARMIŞLAR DA. ŞİMDİ BU TEKNİK ÇEŞİTLİ FABRİKALARDA KULLANILIYOR ve «on altı - on sekiz yaşlarındaki genç kızlar tarafından bile kolayca öğrenilebiliyor.»

 

            (d)  Makina Araçları Fabrikasında yapılan yüksek nitelikli Cila makinaları bazı bakımlardan Çen’in Leipzig’deki uluslararası fuarda gördüklerinin aynısı, hatta bazı bakımlardan daha üstün. Bu makina birkaç yıl önce Japonya’daki bir uluslararası fuarda sergilenmiş. Çeşitli kapitalist ülkelerden gelen temsilciler, makinanın yapımı hakkında ayrıntılı bilgi istemişler. Kendilerine, bu makinanın Çin işçi sınıfının bir keşfi olduğu ve bunun bir sır olduğu söylenmiş.

 

 

BUGÜN BU YÜKSEK NİTELİKLİ MAKİNALAR

YÜZLERCE ÜLKEYE İHRAÇ EDİLİYORLAR

 

(**) “Bu Makinaların Yapılışı Sırasındaki En Önemli Yenilikler, İşçilerin Yaratıcı

       Gücünün Doruğuna Ulaştığı Kültür Devrimi Sırasında Gerçekleşti”

 

       (i)            Bu fabrikalar’da, siyasi anlamda keskin bir hizipleşme olmamış. Fabrikalar her zaman Mao’nun çizgisine bağlı kalmış, hatta Kültür Devriminden sonra  yönetici grupta bile pek az değişiklik yapılmış.

(ii)          Siyasi mücadele fabrikalardaki gerek aydınları, idarecileri, mühendisleri gerekse yüksek vasıflı kadroları işçi sınıfına çok yakınlaştırmış.

 

21 Temmuz 1968 talimatından bu yana aydınlar işçilerle birlikte çalışıyor. Fabrikalar’da tam bir dayanışma havası egemen. Aydınların temel sorununun, «kime hizmet etmek gerekir», halka ve devrime mi, yoksa kendi saygınlıklarına ve çıkarlarına mı hizmet etmek gerekir sorunu olduğu söyleniyor. Bireycilik yolunu tutanlar kimseye hizmet etmezler. Onlar revizyonizmin birer aracıdırlar. Ötekiler ise, kendi kaderlerini işçi sınıfının kaderiyle birleştirerek proleter devrimci aydınlar haline gelirler.

 

13.500 TONLUK HİDROLİK PRES DAĞLARI NASIL TAŞIDI

 

Şanghay’dan yirmi iki mil uzaklıktaki 13500 tonluk hidrolik presin bulunduğu yerdeyim. Bu pres Çin’de Mısır’daki piramitler kadar namlı. Presin planlanması ve inşası çalışmaları 1958’deki Büyük İleri Atılım dönemine kadar uzanıyor.

 

Pres, 12000 işçinin çalıştığı Şanghay Ağır Makina Fabrikasında bulunuyor. Bir katedral kadar yüksek bir hangarda duran presin yüksekliği 24, genişliği 8, uzunluğu da 36 metre; ağırlığı 2500 ton. «Bir basketbol sahasından bir buçuk kat daha büyük,» diyor arkadaşlarım.

 

Pres’in Basınç Gücü 4.500 - 9.000 ton arasında, ancak kapasitesinin üzerinde 13.500 tona kadar yükselebiliyor.

 

Kızgın bir çelik külçesinin otomatik kontrollü pres tarafından yassıltılışını izliyorum. Kontrol aynası, makinanın 13500 tonluk tam kapasitesini kullandığını gösteriyor. Araç odasında kompresörün homurtusu işitiliyor. Öğrenciye benzeyen birçok genç çalışıyor burada. Gözlüklü ve düzgün yüzlü gençler. Kıpkızıl kesilmiş çelik külçelerini demir çubuklarla tutup kaldırırlarken bir hayli beceriksiz davranıyorlar. Hiç de uzmana benzer bir görünüşleri yok.

 

               -       «Fabrikada kaç öğrenci var?»

               -       «Beş yüzden fazla.»

               -       «Zaman zaman işinizi aksattıkları olmuyor mu?»

               -       «Pek fark etmiyor. Onlar fabrikaya işçiler tarafından yeniden eğitilmeye ve çalışma hayatına atılmaya geldiler. Üretimin etkilenmesi o kadar önemli değil. Asıl önemli olan, onların fabrikadan devrim davasının gerçek halefleri olarak çıkmaları.»

 

                    (e)  «Kültür. Devrimi yıllarında, çelik eritmek için yeni bir atölye açıldı,» diye anlatıyor devrimci komitenin temsilcisi Çen Zaçen. «Fırın, Kültür Devriminin bir ürünüdür. Yedi ay dört günde inşa edildi. İŞÇİLER, ‘DÜNYEVÎ BİR MUCİZE,’ DİYORLAR BUNA. Müdür ve mühendisler bu tasarıya önce karşı çıktılar ancak atölye açıldığında, onları çağırdık ve işin üstesinden geldiğimizi onlara gösterdik.»

 

                (f)   BU DEV PRES İÇİN VERİLEN MÜCADELE, ÇİN’DE SANAYİLEŞME KONUSUNDA İKİ ÇİZGİ ARASINDAKİ İLK BÜYÜK MÜCADELEYDİ. Bu, gerek Liu Şaoçi’nin, gerekse Sovyetler Birliği’nin projeyi ekonomik maceracılık olarak gördükleri Büyük İleri Atılım dönemiydi. İşçinin anlattıkları çok ilginç, çünkü insanın, seçeneklerin neye dayandığını görmesini sağlıyor.

 

«13.500 TONLUK HİDROLİK PRESİN YAPILMASI YALNIZCA TEKNİK BİR SAVAŞ DEĞİL, ESAS OLARAK SİYASÎ BİR SAVAŞTI DA. Liu Şaoçi’nin adamları, 13500 tonluk bir pres yapabilmek için 11.000 tonluk bir prese sahip olmak gerektiğini ve bunu yapmak için gerekli maddî şartların, yani makinanın parçalarının yapımında kullanılacak gereçlerin, uzmanların ve gerekli deneyimin olmadığını ileri sürüyorlardı. İşçiler bu teslimiyetçiliği eleştirdiler ve Mao’nun talimatlarının izlenmesi gerektiğini savundular: Bugüne kadar kimsenin tutmadığı bir yolu tutmalıyız, hem de hiç duraksamadan. Dünyanın sahip olduğu, ama bizde bulunmayan bir şeye biz de sahip olmalıyız.

  

                       (g)  Sorunlar büyüktü. Presin tabanı 330 ton çekiyordu ve altında çalışabilmemiz için onu kaldıracak bir vincimiz yoktu.

 

«Mao’nun ‘Dağları Taşıyan Budala İhtiyar’ adlı yazısını okuduk. Burada budala ihtiyar çocuklarından dağları kazmalarla kazmalarını istiyordu. İşçilerin önünde ise 330 ton ağırlığında bir çelik dağı vardı.

 

İşçiler da kararlıydılar. Dağı elleriyle kaldırabileceklerini söylediler. İşçiler, kamyon kaldırmakta kullanılan kırk sekiz küçük bocurgat buldular ve çelik parçasını onlarla kaldırdılar. Her bocurgatı iki işçi çalıştırıyor, çevrelerinde de bir grup işçi duruyordu. Öteki işçi-öğretmenler bütün işlemi denetliyorlardı. Kaldırma komutu verildiğinde, bocurgatların başındaki işçiler çelik külçesini hep birlikte kaldırdılar; önce iki santim, sonra dört santim, altı santim. Külçe kalkınca altına hemen takozlar ve demir çubuklar konuldu.

 

                  (h)  Çelik parçasını 6 metre kaldırabilmek için iki gün, iki gece durmaksızın çalışıldı. 330 ton ağırlığındaki çelik külçesi bir dağa, bocurgatlar da dağları taşıyan karıncalara benziyordu. «Kaldırılan çelik külçesinin altına konulmak üzere sağlam demirden iki sütun yaptık. Çelik dağı yükseğe kaldırıldı. Bütün bu çalışmalar dört yılımızı aldı ve dev hidrolik pres ilk kez 1962’de çalışmaya başladı. Kararlı olmalı ve fedakârlıktan kaçınmamalıydık ve her türlü güçlüğün üstesinden gelmeye mecburduk’ diye sürdürdü işçiler sözlerini.

 

Bu hidrolik presin yapılmasının kesinlikle olanaksız olduğunu, bu tip makina’nın bizde olmadığını, sadece ´yabancılarda olduğunu. İster istemez onlardan satın almak zorunda kalacağımızı söyleyerek, bizi ‘umutsuz bir iş’e kalkışmaktan caydırmaya çabaladılar. ‘Pekala,’ dedik biz de, ‘makinanın esas modeli elimizde yok, ama bizde yabancılara tapma alışkanlığı da yok. İnsanlar 13.500 tonluk presi ilk kez nasıl yaptılar? Küçük şeylerden büyük şeyler doğar.’

 

Gerçekten de elimizde bir yapım planı yoktu, sadece küçük ve orta büyüklükteki preslerin nasıl çalıştığını öğrenmek için bütün ülkede yürüttüğümüz araştırmalar vardı. Bunun üzerine, bütün bunlardan elde edilen en iyi unsurları bir araya getirdik. PROJE SADECE UZMANLARIN DEĞİL, AYNI ZAMANDA İŞÇİLERİN VE TEKNİSYENLERİN ESERİ OLACAKTI.

 

Bu sorunu proje üzerinde çalışırken çözüme kavuşturduk.

 

İzlediğimiz özel yöntem şu cümleyle özetlenebilir

 

«KÜÇÜK PARÇALAR BÜYÜK PARÇALARI OLUŞTURUR»

«KISA PARÇALAR UZUN PARÇALARI OLUŞTURUR.’»

 

Çen Zaçen bizi fabrikanın kapısına kadar geçiriyor. Bizi içtenlikle tekrar davet ediyor.

 

                 -       «Bir dahaki gelişimizde yeni bir presle, bu sefer 20 bin tonluk bir presle karşılaşırız herhalde?» diyorum.

          -       «Tabii,» diyor hiç böbürlenmeden, «bundan kuşkunuz olmasın.» diye yanıt veriyor Çen Zaçen

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TÜM DÜNYA ROBOTLARIN TEHLİKESİ ALTINDA ÇİN BİLE


 

China Wants to Replace Millions of Workers with Robots

China needs advanced robotics to help balance its economic, social, and technological ambitions with continued growth.

 

Çin, Milyonlarca İşçiyi Robotlarla Değiştirmek İstiyor

Çin, ekonomik, sosyal ve teknolojik hedeflerini sürekli büyüme ile dengelemek için gelişmiş robotiklere ihtiyaç duyuyor.

 

·         by Will Knight  December 7, 2015 (7 Aralık 2015)

https://www.technologyreview.com/ 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Silkworm Farming and Silk Production

İpekböceği Yetiştiriciliği ve İpek Üretimi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

China’s infant hydrogen fuel-cell industry gets vital help

Anglo American Platinum says demand for platinum could increase as the government offers sector subsidies and incentive programmes

 

 

 

Çin’in hidrojen yakıt hücresi endüstrisi hayati öneme sahip Anglo American Platinum, hükümetin sektör sübvansiyonları ve teşvik programları sunduğu için platin talebinin artabileceğini belirtti.

 

20 NOVEMBER 2018 - 19:19 ALLAN SECCOMBE
             https://www.businesslive.co.za/bd
 

 

 

 

 

 

China’s Booming Cruise Industry Is Facing a Slowdown

Daniel Meesak, Jing Travel

 

- Jan 06, 2018 9:00 am

 

 

Çin’in Patlayan Cruise Endüstrisi Yavaşlıyor

Daniel Meesak, Jing Seyahat

 

- 06 Ocak 2018, 09:00  https://skift.com/2018/01/06/chinas-booming

 

 
 

 

Kaynak : M. Antonietta Macciocchi - Çin Deyince -e Yayınları

 

Sizde Görüşlerinizi Bildirin

Yorumlar

Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı !