Özelleştirmelerle Ülkeyi Ele Geçirme Projesi -İETT 30.3.2019 18425 Kez Okundu

Özelleştirmelerle Ülkeyi Ele Geçirme Projesi -İETT
Albertus Magnus
Albertus Magnus

 

 

İETT´NİN TUHAF ÖZELLEŞTİRİLME SÜRECİ

 Tarih :16 Mayıs 2018

(http://www.istanbulgazetesi.com.tr/iett-nin-abidik-gubidik-isleri-makale,74235.html) 

 

Tamamı özelleştirme sürecine sokulan İETT, geçtiğimiz hafta ani bir kararla birçok otobüs hattını "Ak"la başlayan bir servis taşımacılığı şirketine devretti. Anadolu yakasındaki garajlar ile birlikte, Ethem Sancak´ın firmasından alınan yeni otobüsleri de bu şirkete teslim etti. Şirket, çoğunluğu özel halk otobüslerinde çalışmış şoförler ile Anadolu yakasında İETT´ye ait sarı otobüslerle taşımacılığa başladı. Bugüne kadar, bildiğimiz mavi renkli özel halk otobüsleri yanında Otobüs A.Ş.´ye bağlı erguvan renkli otobüsler konuluyordu özelleştirilen hatlara. Şimdi, otobüsü de İETT verdi ve hat satışı gerçekleştirildi. Kaça sattı, nasıl bir ihale oldu bilemiyorum. Daha doğrusu İBB Meclis üyelerinin de bildiğini zannetmiyorum.

Şimdi, İBB ve İETT yetkilileri "ulaşım kalitesi" falan gibi gerekçeler sunacak bu özelleştirmeyle ilgili. Ama hiç alâkası yok. Çünkü, yeni alınan otobüsler özel şirkete devredilince, İETT´nin elinde kalan hatlarda, bir yılı aşkın süredir garajda bakımsız bir şekilde tutulan yaşlı Mercedes otobüsler sefere konuldu. İETT´nin kadrolu ya da taşerondan kiraladığı şoförlere, toz toprak içinde teslim ettiler otobüsü.

Şoförler, bir sabah işe geldiler ve garajda kendilerine Mercedes otobüsler gösterildi.

Geçtiğimiz yıl Almanya ile çıkan kriz bahane edilerek, sözde "protesto" sebebiyle Mercedes otobüsler garaja çekilmişti hatırlarsanız. Aslında protestoyla ilgisi yoktu bu işin. İETT´nin araç onarım ve bakım üniteleri tasfiye edilmiş, bu işler özel servislere devredilmişti. İşi devralan Mercedes servisi, anlaşma gereği "onarım" yerine parça değiştirerek çözüyordu sorunları. Bunun da İETT´ye maliyeti hayli yüksek oluyordu. Süresi dolunca sözleşme yenilenmedi, Almanya krizi bahane edildi ve otobüsler garaja çekildi. Şimdi o otobüsler sefere çıkarıldı. 

 Kaynaklar :

(1)  (http://www.istanbulgazetesi.com.tr/iett-nin-abidik-gubidik-isleri-makale,74235.html) 

(2)  Arif Gündoğdu - gundogduarif@gmail.com

 

 

´ÖZELLEŞTİRMEYE TEVESSÜL ETMİYORUM´ DEMİŞTİ: ERDOĞAN, YENİ ÖZELLEŞTİRMELERE İMZA ATTI

Tarih : 17  Ocak 2019

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ´özelleştirmeye tevessül etmediğine´ dair açıklamasından üç gün sonra toplam 209 milyon 456 bin liralık satış yapıldı.

 

 AKP GENEL BAŞKANI VE CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, ÖZELLEŞTİRMELER HAKKINDA,

“TAYYİP ERDOĞAN BÖYLE BİR YOLA BUGÜNE KADAR TEVESSÜL ETMEMİŞTİR, BUNDAN SONRA DA ETMEZ”

İFADELERİNİ KULLANDIKTAN ÜÇ GÜN SONRA

209 MİLYON 456 BİN TL’LİK ÖZELLEŞTİRMEYE DAHA İMZA ATTI

Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile ilgili Karar” ile 12 yeni özelleştirme işlemi daha uygulandı.

Birgün gazetesinde yer alan habere göre, onaylanan kararlar arasında en yüksek bedel Aydın’ın Çine ilçesindeki özelleştirmeye verildi. Çine’deki hidroelektrik santralı tarafından kullanılan taşınmazlar, 120 milyon 500 bin lira bedelle İş-Kaya İnşaat şirketine devredildi. İş-Kaya İnşaat’ın bu tutarı ödeyememesi durumunda taşınmazlar, 120 milyon TL’ye Amiroğlu, Cemar, Hidrosolar Ortak Girişim Grubu’na devredilecek.

Didim’de beş ayrı özelleştirme

Aydın’ın Didim ilçesinde beş ayrı taşınmaz özelleştirildi. 863 metrekarelik taşınmaz 3 milyon 700 bin TL, bin 958 metrekarelik taşınmaz 6 milyon 600 bin TL, 2 bin 24 metrekarelik bir başka taşınmaz Akçetinler Gıda, Turizm, Mimarlık, İnşaat’a 8 milyon 900 bin TL’ye satıldı. Has Karaarslan İnşaat şirketi ise 2 bin 586 metrekarelik bir başka taşınmazı 6 milyon 100 bin TL’ye satın aldı.

Didim’de 2 bin 492 metrekarelik bir alan da Abdülmenaf Çiftçi isimli vatandaşa 4 milyon 350 bin TL’ye satıldı.

Malatya’da Çatalkaya rüzgârı

Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde de üç ayrı taşınmaz, Çatalkaya Gayrimenkul firmasına devredildi. Bu alanlardan 18 bin 761 metrekarelik taşınmaz 6 milyon 10 bin TL’ye, 24 bin metrekarelik taşınmaz 16 milyon 10 bin TL’ye ve 24 bin 128 metrekarelik alan da 16 milyon 510 bin TL’ye özelleştirildi. 

Antalya’dan Tekirdağ ve Muğla’ya 

Diğer özelleştirme kararları ve devletin kasasına girecek tutarlar ise şöyle:

- Antalya’nın Sorgun ilçesinde 6 bin 345 metrekarelik taşınmaz, 7 milyon 651 bin TL

- Muğla’nın Datça ilçesindeki yaklaşık bin 500 metrekarelik altı taşınmaz, 8 milyon 200 bin TL

- Tekirdağ’ın Şarköy ilçesinde 14 bin 729 metrekarelik alan 4 milyon 925 bin TL

 

Kaynak :

(1)  http://siyasihaber4.org/ozellestirmeye-tevessul-etmiyorum-demisti-erdogan-yeni-ozellestirmelere-imza-atti

 

 

 

İETT´NİN 3/2´Sİ ÖZELLEŞTİRİLDİ

Tarih: 18 Nisan 2016

 

İETT’Nin İçi Boşaltılmış, Üçte İkisi Özelleştirilmiş, Otobüs A.Ş. İle Ulaşım A.Ş. Gibi Paralel Şirketler Kurularak İETT Asli Fonksiyonlarını Yerine Getiremez Duruma Sokulmuştur!”

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) 2016 yılı Nisan ayı Meclis toplantılarında İETT 2015 yılı faaliyet raporunu İETT Genel Müdürü Mumin Kahveci meclise sundu. İBB Meclis Üyesi Yunus Can İETT’nin 2015 yılıfaaliyetlerini değerlendirerek öneri ve eleştirilerini Meclis kürsüsündeki konuşmasında dile getirdi. İETT 2015 Faaliyet Raporu CHP Grubunun ret, AKP Grubunun oy çokluğuyla kabul edildi. İETT’nin 2015 faaliyet raporunun görüşüldüğü İBB Meclis Toplantısında İETT Genel Müdürü Mumin Kahveci’den sonra kürsüye çıkan ve Görüş, öneri ve eleştirilerini sıralayan İBB Meclis Üyesi Yunus Can’ın konuşmasında ki bazı başlıklar :

 

Meclis Toplantısında 2015 yılı İETT Faaliyet raporunu Meclis Kürsüsünde değerlendiren İBB Meclis Üyesi Yunus Can Otobüs A.Ş. ile Ulaşım A.Ş. gibi paralel şirketler kurularak İETT asli fonksiyonlarını yerine getiremez duruma sokulmuştur. İETT´nin metrobüs olarak kullanmak üzere filosuna dahil ettiği ve bugün kullanılamaz hale gelen, çürümeye terk edilen otobüsleri Hollanda´dan ithal eden irade acaba gerçekten İETT´nin teknik ekibinin raporu ile İETT genel müdürlüğü müdür, yoksa kamu zararına yol açan bu karar siyasi erkin bir marifeti midir?

 

İETT 16 Haziran 1939 yılında 3645 sayılı özel kanunla kurularak yasal bir hükmi şahsiyet kazanmıştır. Ancak halen yürürlükte olan bu kanun hükümlerinin içeriğinde İETT´nin yetki ve sorumlulukları çerçevesinde yer alan, elektriğin E´ si de, Tramvay´ın T´si de, Tünel´in T´si de bugün hayatın pratiğine ve yaşadıklarımıza baktıkça nostaljik bir anlamdan başka bir şey ifade etmediğine hep birlikte şahit olmaktayız.

 

75 yıl önce, İstanbul’daki trafik ve toplu ulaşım sorununu çözmeye yönelik özel kanunla kurulan İETT Genel Müdürlüğünün bugün içinde bulunduğu duruma baktığımızda, aslında kuruluş amacı ile taban tabana zıt hale gelmiş olduğunu görmekteyiz. İçi boşaltılmış, üçte ikisi özelleştirilmiş, Otobüs A.Ş. ile Ulaşım A.Ş. gibi paralel şirketler kurularak İETT asli fonksiyonlarını yerine getiremez duruma sokulmuştur.

 

Nitekim geçen yıl rapordan da anlaşılacağı gibi 126 adet yeni otobüsü filosuna dahil ederek, toplam 2.766 adet otobüse sahip olmuştur. Ancak yeni araçlar filoya katılırken, maliyet ve verimlilik analizlerinin çok iyi irdelenerek satın alımları gerçekleştirmek bir kamu kuruluşu olan İETT´nin asli görevleri arasındadır

 

Karada lastik tekerlekli ulaşım hizmeti veren İETT araçlarının dışında, ÖHO, Otobüs A.Ş.,Minibüsler, Servis araçları ve dolmuş yapan araçlar olduğu gibi, raylı sistemlerde Ulaşım A.Ş ve Marmaray, denizde ise Şehir Hatları A.Ş., TURYOL, Dentur Avrasya ve Mavi Marmara gibi  kuruluşların etkin rol almakta olduğunu görmekteyiz. Bir başka deyişle bugün İstanbul´un toplu ulaşımında pratikte 13 ayrı kuruluşun, 13 ayrı da özel otoritesi vardır

 

  

 

(1)  YAYA ERİŞİM YOLLARI

 

İstanbul´da toplam nüfusun %55´i sahilden 2 km derinliğindeki 400km´lik kıyı şeridinde yerleşik durumdadır. Bu bir bakıma toplam nüfusun önemli bir kesiminin deniz kullanımına yürüme mesafesi olan 2km´lik mesafede çalışıyor yada ikamet ediyor olması demektir. Bu nedenle mutlaka araç trafiğinden arındırılmış sadece yayaların kullanacağı "tercihli yaya yollarına" ihtiyaç vardır. Bu yollar yaklaşık 2´şer km´lik aralıklarla, 2km derinlikte olmalı ve bütün sahil bandına yayılmalıdır.

 

(2)  OTOBÜS SEFER SAYILARI VE YÖNLENDİRİLMELERİ

 

Özellikle boğazın her iki yakasında kıyıya paralel otobüs çalıştırılması ciddi oranda azaltılmalı, yolcular denize ve iskelelere yönlendirilmelidir. Burada özellikle vapur kalkış saatlerine isabet eden seferler dikkate alınmalı ve iskelelere dikine olarak yoğun otobüs akışı sağlanmalıdır.

 

(3)  İSKELE TESİSLERİ

 

İskeleler, gemilerin sadece yolcu alıp indirdikleri noktalar olmaktan çıkarılıp, araçlara park hizmeti sağlayacak şekilde ve arka planları geliştirilerek, gerektiğinde sosyal tesisleri ile birlikte Beşiktaş, Kadıköy,  Moda, Büyükdere, Büyükada iskeleleri gibi kompakt olarak inşa edilmelidirler. Arka planda yeterli alanı olmayan noktalarda konuşlandırılacak iskeleler ise deniz alanında kazıklı taşıyıcılar üzerinde inşa edilerek, otobüs durakları, ulaşım sistemi ile ilgili birimler (plantoluklar) da bu platform üzerinde oluşturulmalıdır. Araçların iskele platformuna inişleri ile platform üzerinden hareket edişlerinde kesinlikle transit trafikle kesişme yapmayacak şekilde alt/üst geçit ve kavşaklar inşa edilmelidir.

 

(4)   HATLARA GÖRE GEMİ TİPLERİNİN BELİRLENMESİ

 

Kapalı su alanı olan Haliç´te her iki yaka arasında çalışan gemilerin tipi, boyutu, sürati gibi nitelikleri ile Avcılar-Adalar veya Kadıköy-B.Çekmece arasında çalışacak ve açık deniz etkileri altında olan Marmara denizi kıyısındaki hatlar için planlanan gemilerin sürati, tipi,boyutu aynı olamaz. O nedenle, çalışılacak hatlara göre gemi modellerinin belirlenerek, özel işleticiler tarafından inşa edilmesi teşvik edilmeli, bunun için sektör ve uzmanlar bir araya getirilmelidir. Ayrıca, İstanbul, kuzeyde (Karadeniz) bulunan 2 sahil şeridi ile güneyde (Marmara) bulunan 2 sahil şeridi, mevsimsel değişimlere bağlı olarak ağır denizlerin/dalgaların etkisi altındadır. Öncelikle, belirlenmiş olan hatlara bağlı olarak tespit edilmiş noktalara konuşlandırılacak olan iskelelerin mutlaka ağır denizlere karşı mendireklerle kuşatılmaları gereklidir. Bu konuda özellikle Marmara Denizi ve Karadeniz kıyısında bulunan iskelelere öncelik verilmelidir. Yolcuların korkusuzca ve güvenle gemilere intikallerinin sağlandığı ilk nokta olan iskelelerde, salınım halindeki gemilere binmek, ilk adımda yolculara korku salmak demektir. Gemilere İlk defa binen yolcuların, ikinci defa aynı iskeleye gelerek gemiye binme mecburiyetleri olmadıkça yeniden gemiye binmeleri de mümkün değildir.

 

(5)  FİYAT VE SÜBVANSİYON

 

Şöyle ki; Örnek olarak, Sarıyer - Eminönü tek sefer maliyeti+asgari kazanç toplamı 450 TL, yolcu bilet fiyatı ortalama 3 TL ise, bu 150 yolcu demektir. Bu hat için tespit edilen asgari yolcu sayısı 150 kişi olacak, 150 kişinin altında yolcu taşınan seferlerde ise yerel idare farkı işleticiye ödeyeceğini teminat altına alacaktır.

 

(6)  KARA/DENİZ ENTEGRASYONU

 

Gemilerin iskeleden ayrılış saatine uygun olarak otobüsler iskelelerde olması gerektiği gibi, gemilerin iskeleye varış saatine göre de otobüsler iskele terminallerinde hazır halde bulunmalıdırlar.

  

(7)  YENİ HATLARIN AÇILMASI

 

İstanbul´un sahilden 2km içeriye kadar olan mesafede ve tüm sahil bandına yerleşen nüfus, toplam nüfusun %45´ini teşkil etmektedir. Sadece sahil bandında ikamet eden insanlara denizyolu ile ulaşım hizmeti verilmiş olsa bile, bu da yaklaşık 6-7 milyon kişi demektir. Şüphesiz ki 400 km. sahil bandı olan bir kentte böyle bir nüfusa hizmet vermek için mevcut hatlar haricinde bu hatlara ilave olarak halen onay bekleyen ve komisyonlarda bekletilen yeni iskele ve deniz hatlarına ihtiyaç vardır.

 

Yunus Can/İBB Meclis Üyesi/Ulaşım ve Trafik Komisyon Üyesi

 

Kaynaklar :

(1)  Yunus Can/İBB Meclis Üyesi/Ulaşım ve Trafik Komisyon Üyes’nin Görüş ve Önerileri

 

 

AKP KAMU VARLIKLARINI HARAÇ MEZAT SATTI: 17 YILDA 62 MİLYAR DOLARLIK ÖZELLEŞTİRME

Tarih : 30 Mart 2019

 

AKP’nin 2003’ten bu yana özelleştirme yoluyla elden çıkarttığı kamu varlıklarının satış tutarı 2018 sonu itibarıyla 62 milyar dolar oldu.

2018’de 10 HES, 10 şeker fabrikası, 1 liman ve çok sayıda taşınmaz 1,4 milyar dolar karşılığı satıldı

 

 

Birgün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre, AKP iktidarları, 17 yılda şeker fabrikaları, petrokimya, demir-çelik, petrol rafinerisi, tekstil, alkol-tütün ve elektrik dağıtım şirketleri ve yüzlerce taşınmazı 62 milyar dolar karşılığında elden çıkarttı.

1986 yılından bu yana ülke gündemine giren özelleştirmeler, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından sonra hız kazandı. 2003 yılına kadar 8 milyar dolar tutarında olan özelleştirmeler, 2018 sonu itibarıyla 70,2 milyar dolara çıktı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda kamu; başta petrokimya, demir-çelik, petrol rafinerisi, tekstil, alkol-tütün ve elektrik dağıtım olmak üzere birçok sektörden tamamen çekilirken elektrik üretim, telekomünikasyon, bankacılık-sigortacılık, hava taşımacılığı, marina ve liman işletmeciliği gibi sektörlerdeki kamu payı da yok denilecek kadar azaldı.

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın 2018 yılı Faaliyet Raporu’nda “başarı” olarak tanımlanan bu sürecin, “hızlı karar alma ve uygulama yeteneğinin bir sonucu” olduğu ifade edildi.

Rapora göre 2018 yılında 10 HES, 10 Şeker Fabrikası, 1 liman ve çok sayıda taşınmazın satış veya devir işlemi tamamlandı. 2017 yılındaki 751 milyon dolarlık satışa karşı yüzde 86 oranındaki artışla 2018 özelleştirmelerinin tutarı 1,4 milyar dolar oldu.

 

Kaynak :

(1)  http://siyasihaber4.org/akp-kamu-varliklarini-harac-mezat-satti-17-yilda-62-milyar-dolarlik-ozellestirme

 

 

 

BİR SOYGUN HİKAYESİ: TÜRK TELEKOM ÖZELLEŞTİRMESİ

Tarih : 30 Temmuz 2018

 

Oger Telecom´a Bağlı OTAŞ´tan Alınıp Üç Bankaya Devredilen Türk Telekom´un Özelleştirme Süreci Baştan Sona Bir Soygun Hikayesi

 

 

Oger Telecom’a bağlı OTAŞ’tan alınıp üç bankaya devredilen Türk Telekom’un özelleştirme süreci baştan sona adeta bir soygun hikayesi. Haraç mezat satılan Türk Telekom özelleştirmeden önce üst üste 4 yıl en fazla Kurumlar Vergisi ödeyen, 2004 yılında 2.2 milyar TL net kârı olan, 60 bine yakın çalışanı bulunan Türkiye’nin en köklü kurumlarından biriydi.

Türk Telekom’un özelleştirme sürecinde ciddi bir mücadele veren ve satışı engellemeye çalışan Haber İş Sendikası’nın o dönem iş yeri temsilcisi olan Ahmet Karatay, Artı Gerçek’e konuştu. “Türk Telekom’u Oger’e peşkeş çektiler” diyen Karatay, “Türk Telekom’un varlıkları satılamaz halde olduğu halde Oger tarafından satıldı. Binaları satıldı ve kiraya verildi. Türk Telekom acilen kamulaştırılmalı ve zarar Oger Telecom tarafından karşılanmalı” dedi.

‘Oger yanıma otursun parayı garantiye alalım’

Kurumun batırılışı 2005 yılında yapılan özelleştirmeyle başladı. Katar firması Oger Telecom’un Türkiye’de kurduğu Ojer Telekomünikasyon A.Ş .’ye (OTAŞ) yapılan ihaleyle şirketin hisselerinin yüzde 55’i, 6.5 milyar dolar karşılığında verilmişti. Öyle ki OTAŞ, 6.5 milyarlık ihale bedelinin yüzde 20’sini peşin, geri kalanını beş eşit taksitte ödeme vaadiyle Türkiye’nin telekomünikasyonunu elinde tutan şirketin en büyük ortağı oldu. 2007 yılında 4,3 milyar dolarlık kredi alarak, peşin indiriminden de yararlanıp borcunu ödeyen şirket hisselerin tümünün sahibi oldu.

Kemal Unakıtan, Binali yıldırım ve Hariri’nin çek pozu

Değerinin oldukça altında satılan Türk Telekom’un ihalesi için 14 Kasım günü şirket temsilcisi Mohammed Hariri ile dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, tutarın yazdığı temsili dev çeki canlı olarak yapılan yayınlarda televizyonlardan gösteriyordu.

Maliye Bakanı Unakıtan, oturma düzenine geçerken, organizasyonu yapan görevlilere, ‘Hariri’yi nereye oturtuyorsunuz. Yanıma otursun da parayı garanti altına alalım’ esprisi yapıyordu.

Yüzyılın Vurgunu

Peşkeş çekilen ve daha sonra zarar ettirilen Türk Telekom’un % 55 hissesinin devri ve daha sonra yaşananlar‘Türkiye Cumhuriyeti’nde yüzyılın vurgunudur. Katar firmasına sadece şirket satılmamıştı, iktidar Türk Telekom’a en büyük hissedar haline getirdiği Oger firması için ihale şartnamesini değiştiriyor ve daha fazla kar etmesinin yolunu açıyordu. Firma için Kurumlar Vergisi yüzde 30’dan 20’ye düşürülürken telefon abonelerinden sabit hat ücretleri alınarak şirketin geliri arttırılıyordu.

Bu süreçte Türk Telekom’un özelleştirildiği 2005 yılında 7.6 milyar olan öz sermayesi, 2017 sonunda 4.5 milyara iniyordu.

Telekom’un öz kaynakları özelleştirmeden sonra eridi

2005 yılında hemen hemen hiç borcu olmayan, 12 milyar varlığı olan şirketin 2015 yılı son mali tablosuna göre varlıkları sadece 6 milyar lira artmasına rağmen borcu 11 milyar lira artmış, öz kaynakları da 3.1 milyara eriyordu.

Kredileri ödemedi

Borç batağına sokulan Telekom 5 milyar lira faiz borcu ödemek zorunda bırakılıyordu. Katar firması Türkiye’deki borçlarını ödeyemeyince 2013’te oluşturulan konsorsiyumdan 4 milyar 478 milyon dolar ve 3 bankadan 211 milyon 970 bin dolar kredi alan OTAŞ Telecom, Eylül 2016’dan itibaren 4.75 milyar dolarlık kredinin üç ödemesini yapamadı.

Şirket aldığı krediler karşılığında Türk Telekom’daki hisselerini rehin gösteriyor, çektiği krediyi  de ödemiyordu. Böylece sahip olduğu hisselerin parasını kendisinin yerine bankalara ödemiş oluyordu.

Borçlarını ödeyemeyen Katar firması kârına kâr kattı

Türk Telekom satın alındığı günden 2013 yılına kadar 11.4 milyar dolar kâr elde etti. Bu kârın 6.3 miyar doları, borcunu ödemekte zorlanan hisselerin yüzde 55’inin sahibi Hariri’nin kasasına gitti.

Şirket geçici olarak devredilen mülkleri sattı

Telekom üzerinde kayıtlı, PTT’ye ait olan, Türkiye’nin dört bir yanında, kırsal kesimde, il ve ilçe merkezlerinde arsalar, araziler, binalar, eğitim tesisleri sayısız taşınmaz mülk vardı. 2026’da şirketi devretmesi gereken Telekom, kendisine ait olmayan ve geçici olarak devredilmiş olan mülkleri sattı.

Bu satışlardan ne kadar kazanç sağlandığı halka hiçbir açıklanamazken, kurumda çalışmaya devam eden yöneticiler yüksek maaş almaya devam etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yakın zamana kadar Türk Telekom yönetim kurulu başkan yardımcısı görevdeydi.

Türk Telekom yönetim kurulunun başında ise Cumhurbaşkanı Danışmanı Sefer Turan var.

Oger kazandı, Türk Telekom batırıldı

Oger Telecom borçlarını ödemeyince iki yıla yakın süren ve hisse satışı görüşmelerinin de yapıldığı süreç sonunda Akbank, Garanti Bankası ve İş Bankası, Oger Telekomunikasyon’a ait hisseyi devralmak için Temmuz ayında Rekabet Kurumu’na başvurdu.

Türk Telekom’daki yüzde 55 OTAŞ hissesinin 3 bankanın kuracağı girişim şirketine devrine Hazine ve Maliye Bakanlığı onay verdi.

OTAŞ’a verilen kredide Akbank yaklaşık 1.5 milyar dolar, Garanti Bankası 1 milyar dolar, İş Bankası ise 500 milyon dolar paya sahip. Yeni şirkette bankalar, kredideki payları oranda hisseye sahip olacak.

Özelleştirmede gelinen noktada Oger kârına kâr katarken, Türkiye’nin en büyük kuruluşlarından biri Türk Telekom zarar ettirildi ve batırıldı.

Türk Telekom’un varlıkları satılamaz halde olduğu halde Oger tarafından satıldı. Binaları satıldı ve kiraya verildi. Kendi işinin dışında kullanıldı. Halen taşeron aracılığıyla peşkeş çekiliyor. Türk Telekom’u borçlandırarak Oger Telecom’un yurtdışındaki borçları kapatılıyor. Türkiye’deki bütün paralar Oger Telecom aracılığıyla yurt dışına aktarılıyor.

Kaynak :

(1)  http://siyasihaber4.org/akp-kamu-varliklarini-harac-mezat-satti-17-yilda-62-milyar-dolarlik-ozellestirme

 

Kaynaklar: (Genel)

(1)  Yunus Can/İBB Meclis Üyesi/Ulaşım ve Trafik Komisyon Üyes’nin Görüş ve Önerileri

(2)  Artı Gerçek

(3)  https://www.fatihhaber.com/iettnin-3-2si-ozellestirildi_h1862.html

(4)  (http://www.istanbulgazetesi.com.tr/iett-nin-abidik-gubidik-isleri-makale,74235.html) 

(5)  Arif Gündoğdu - gundogduarif@gmail.com

(6)  http://siyasihaber4.org/ozellestirmeye-tevessul-etmiyorum-demisti-erdogan-yeni-ozellestirmelere-imza-atti

       (7)  http://siyasihaber4.org/akp-kamu-varliklarini-harac-mezat-satti-17-yilda-62-milyar-dolarlik-ozellestirme

 

 

Sizde Görüşlerinizi Bildirin

Yorumlar

Bu Yazıya Henüz Yorum Yapılmadı !